Dangling türkçesi Dangling nedir
- Asılıp sallanma.
- Asılı durup sallanma.
- Asılı.
- Kolay hareket edebileceği şekilde üst kısmından asmak.
- Askıya alınan.
Dangling ile ilgili cümleler
English: Ali likes to sit on the dock with his feet dangling in the water.
Turkish: Ali rıhtımda ayaklarını suya sarkıtarak oturmayı sever.
English: Ali sat on the pier, dangling his feet in the water.
Turkish: Ali ayaklarını suya sarkıtarak iskelede oturdu.
Dangling ingilizcede ne demek, Dangling nerede nasıl kullanılır?
Dangle : Sallamak. Sarkma. Sarkmak. Sallanmak. Asılı tutmak. Asılı durup sallanmak. Sarkıtmak. Asılıp sallanmak. Asıp sallamak. Asılmak.
Dangle after somebody : Peşinden koşmak. Peşinde dolaşıp durmak.
Dangle something before somebody : Askıda bırakmak. Teklif yapmak.
Dangled : Sarkık. Asılı. Sarkıtmak. Sarkmak. Asılı tutmak.
Dangler : Çapkın. Başkalarına özellikle kadınlara asılan kimse. Sallantı elektrot. Tacizci. Havai tip. Zampara.
Danger area : Tehlikeli alan. Tehlikeli bölge. Tehlike bölgesi. Tehlikeli saha.
Dingle dangle : Gevşek bir şekilde asılı. Asılı duran şekilde.
Danger money : Tehlikeli durumlar için ödenen para veya tehlike ödemesi. Risk ödemesi.
Danger class : Tehlike sınıfı.
Dangles : Sallamak. Sarkma. Sarkmak. Asılı durup sallanmak. Asılmak. Asılı tutmak. Asıp sallamak. Sallanmak. Sarkıtmak. Asılıp sallanmak.
İngilizce Dangling Türkçe anlamı, Dangling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dangling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hanging : Asılma. Duvar kumaşı. Asma. İdam. Sarkık. Vücud ağırlığının, kollar, bacaklar ya da bir başka vücut bölümünde asılı tutulması. Sarkma. İpe çekme. Sarkan.
Pendents : Asılı şey. Tamamlanmamış. Derdest. Askıda. Sarkık. Görülmemiş.
Baggy : Bol. Torba gibi sarkan. Çuval gibi. Düşük. Şapşal. Şişkin. Gevşek. Sarkık. Torba gibi.
Dependent : Bkz.dependant. Bağımlı. Muhtaç. Bağlı.
Hung : Asılmış. İliştirilmiş. Ortak bir karara varamayan (bir jüri). Boynundan bir iple asılarak idam edilmiş. Büyük penisli (kaba dil). Kilitlenmiş (bir bilgisayar). Askıda duran. Asma. Penisi büyük olmak.
Supporting : Destek olan. Destekleyici. Destekleyen. Destek. Kuvvet verici. Yardımcı. Destekleme. Kanıtlayıcı.
Suspensive : Ara verdirici. Askıda. Merak uyandıran. Durdurucu. Uzaklaştırıcı. Erteleyici. Tereddütlü. Meraklandıran. Ertelenen.
Baggiest : Sarkık. Torba gibi sarkan. Bol. Şişkin. Çuval gibi. Düşük. Torba gibi. Şapşal. Gevşek.
Suspending : İptal etmek (üyelik vb.). Askıya almak. Ara vermek. Ertelemek. Sonraki akorda uzatmak. Görevden uzaklaştırmak. Asmak. Askıya alınıyor. Durdurmak.
Hanged : Askıya alınmış. Asılarak idam edilen veya öldürülen. Asılmış.
Dangling synonyms : suspension, pendent, support, pendant, executed, pendulous, pending, standstill, dangled, baggier, appendant, loppy.

Bu kısımda Dangling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dangling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dangling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dangling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.