Daughters türkçesi Daughters nedir

Daughters ile ilgili cümleler

English: His daughters want to be lawyers.
Turkish: Onun kızları avukat olmak istiyor.

English: His daughters have gone to Tokyo.
Turkish: Kızları Tokyo'ya gitti.

English: Her daughters have gone to Tokyo.
Turkish: Onun kızları Tokyo'ya gitti.

English: His wife bore him two daughters and a son.
Turkish: Karısı ona iki kızı ve bir erkek çocuk doğurdu

English: Both of your daughters are very beautiful.
Turkish: Kızlarının ikisi de çok güzel.

Daughters ingilizcede ne demek, Daughters nerede nasıl kullanılır?

Daughters of eve : Havva kızı. Meraklı kadın. Tipik kadın.

Daughters of the american revolution : Amerikan devriminin kızları. Sömürgeciler soyunun devrim savaşı'na katılmış olan kadın üyeleri teşkilatı (eğitim, gönüllü hizmet, tarihin korunması ve burslar sağlanması konularında çalışır).

Goddaughters : Vaftiz kızı.

Granddaughters : Torun. Kız torun.

Stepdaughters : Üvey kız evlat. Üvey kız. Üvey kız çocuk.

Daughter cyst : Kız ekinokok. Hidatit içerisinde bulunan ve protoskoleks içeren kese. unilokuler hidatidin germinal tabakalarından ekzojen tomurcuklanmayla oluşan içerisi sıvı ve protoskloleksle dolu kese. echinococcus granulosus’un neden olduğu hidatit kistte daha büyük bir kistin iç duvarından oluşan küçük parazitik kist. Kız kese. Ana ekinokokun hem içinde, hem dışında meydana gelen ve ekinokok kumundan başka, daha genç tomurcuklar doğurabilme yeteneği de gösteren kese.

 

Daughter company : Kardeş şirket. Aynı holdinge bağlı şirket.

Daughter of eve : Meraklı kadın. Havva kızı. Tipik kadın.

Only daughter : Tek kız evlat. Sadece erkek kardeşleri olan kız. Erkek veya kız kardeşleri olmayan kız evlat.

Daughter in law : Gelin.

İngilizce Daughters Türkçe anlamı, Daughters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Daughters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affinities : Yakınlık. Çekicilik. Dünürlük. Benzeşme. Benzerlik. Birleşme eğilimi (kimya terimi). Akrabalık. İlgi.

Babes : Bebe. Piliç (argo terim). Bebek.

Belly laugh : Gürültülü kahkahalarla gülme. İçten (bir) kahkaha.

Bunnies : Tavşancık. Tavşan.

Chortle : Kıkırdamak. Kıkırdama. Gülmek. Kahkaha. Kıkır kıkır gülmek.

Colleen : İrlandalı kız.

Haw haw : Kahkaha.

Coilers : Koyler. Başka bir nesneyi saran kimse veya şey. Bağlayıcı. Bobin sarıcı. Kangal sarıcı.

Binder : Kuşak. Bağlayıcı. Madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Geçici güvence belgesi. Bağlayıcı madde. Cilt yapan kimse, cilt ustası. Klasör. Geçici anlaşma. Biçerbağlar. Lastik bant.

Beginnings : Baş. Esas.

Daughters synonyms : female offspring, mother's daughter, titter, coiler, affinity, affiliation, colleens, snicker, bindles, bond, bandage, babe, chicks, alliances, birds, affixture, chick, affair, ha ha, alliance, binders, daughter, giggle, bindle, chuckle, bint, betty, commerce, horselaugh, snigger, connexions, cackle, copulations.

 

Daughters zıt anlamlı kelimeler, Daughters kelime anlamı

Boy : Uşak. Vay canına!. Erkek (genç). Oğlan. ãœf!. Onsekiz yaşına kadar erkek çocuk. Vay be!. Ufaklık. Oğul. Oğlan çocuğu.

Son : Oğlum. Oğul. Erkek evlat. Mahdum. Evlat. Çocuk. Kancık.

Inactivity : Hareketsizlik. Tembellik. Üşengeçlik. Etkisizlik. Durgunluk. Avarelik. Tesirsizlik.

Daughters antonyms : male offspring.