Deal in türkçesi Deal in nedir
- Alıp satmak.
- Ticareti yapmak.
- Meşgul olmak.
- Ticaretini yapmak.
Deal in ile ilgili cümleler
English: The political systems of Britain and Japan have a great deal in common.
Turkish: İngiltere ve Japonya'nın politik sistemlerinin ortak bir sürü şeyi var.
English: They deal in rice at that store.
Turkish: Onlar o dükkânda pirinç ticareti yapıyorlar.
English: They deal in software products.
Turkish: Onlar yazılım ürünleri ticareti yapıyorlar.
English: They wanted to deal in gold and silver.
Turkish: Onlar altın ve gümüş ticareti yapmak istiyordu.
English: What do they deal in?
Turkish: Onlar ne ticareti yapıyorlar?
Deal in ingilizcede ne demek, Deal in nerede nasıl kullanılır?
Deal : Değinmek. Ele almak. Uyuşturucu işi yapmak. Miktar. Oyun kağıtlarını dağıtma. Kağıt dağıtmak. (bir sorunla) ilgilenmek. Oyun kağıdı dağıtmak. Anlaşma. İş.
In : İktidardaki. İçeri. Gelmiş olan. Da. Halinde. De. Çok moda olan. Dahili. İçeriye. Olarak.
Deal in futures : Vadeli alım satım ile uğraşmak. (finans) vadeli satış ürünleri ile uğraşmak (satışları ile kazanç etmek amacıyla hisse senetleri fiyatlarının yükselmesine güvenerek).
Deal a blow : Darbe indirmek. Geçirmek. Bir kimseyi veya bir şeyi vurmak.
Deal a blow at somebody : Yumruk atmak.
Deal a new game : Yeni kağıt dağıt.
İngilizce Deal in Türkçe anlamı, Deal in eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Deal in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Engage in : İle iştigal etmek. İle ilgilenmek. İle meşgul olmak. Çarpışmaya girmek. Bir işe girişmek. İle uğraşmak. Kendini kaptırmak. Kalkışmak. Uğraşmak.
Be absorbed : Dalgın olmak. Soğurulmak. Emilmek. İçine alınmak.
Attend to : Uğraşmak. Mukayyet olmak. İlgilenmek. Bakmak. Dikkat etmek.
Traffic in : Ticaretini yapmak (yasalara aykırı bir şekilde bir şeyin).
Be occupied with doing : Uğraşmak. Yapmakla meşgul olmak.
Traffic : Ticaret. Karanlık işler yapmak. Bir yerleşim yerinde gelip geçmeye ayrılmış yerlerde, sokaklarda ve anayollarda insanların ve taşıtların gidiş gelişi. (yasadışı) ticaret yapmak. Dolaşım. Gidiş geliş. Değiş tokuş etmek. Trafik.
Traffics : İş yapmak. (yasadışı) ticaret yapmak. Değiş tokuş etmek. Yolculuk etmek. Ticaret. Seyrüsefer. Karanlık işler yapmak. Gidiş geliş. Trafik.
Deal with : Gerekeni yapıp üstesinden gelmek. İlgili olmak. -i idare etmek. Ticaret yapmak. İş yapmak. İdare etmek. Baş etmek. Ele almak. Muhatap olmak. Alışveriş yapmak.
Be about : Üzere bulunmak. Kol gezmek (kötü bir şey). Hakkında olmak. Olmak üzere. Üzere olmak. Konu almak. Ayakta olmak.
Absorbed in : (bir işe) gömülmek. Dalmak (bir işe). (bir işe) dalmak. Tüm dikkatini belirli bir şeye yoğunlaştırmak. Kendini vermek.
Deal in synonyms : be active, busy oneself, be into, be busy, be at something, dealt, merchandize, merchandise, concern oneself, trafficked, dealt with, deal, deals.

Bu kısımda Deal in kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Deal in ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Deal in anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Deal in ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.