Engage in türkçesi Engage in nedir
- Uğraşmak.
- Kendini kaptırmak.
- Bir işe girişmek.
- İle iştigal etmek.
- Çarpışmaya girmek.
- Kalkışmak.
- Meşgul olmak.
- İle uğraşmak.
- İle meşgul olmak.
- İle ilgilenmek.
Engage in ile ilgili cümleler
English: I don't engage in illegal activities.
Turkish: Yasa dışı faaliyetlere karışmam.
English: I have no time to engage in gossip.
Turkish: Dedikodu ile meşgul olcak zamanım yok
English: I have no time to engage in political activity.
Turkish: Siyasal etkinlikte bulunmak için zamanım yok.
English: He didn't engage in petty polemics.
Turkish: Ucuz polemik yapmadı.
Engage in ingilizcede ne demek, Engage in nerede nasıl kullanılır?
Engage : Birbirine geçmek. Taahhüt etmek. İşe almak. Bağlanmak. Kullanmak. Çalıştırmak. Saldırmak. İşgal etmek. Tutmak. Verginle tutmak.
In : İçeriye. Halinde. Dahili. İçine. İçinde. İçeri. İktidardaki. Da. Gelmiş olan. İç.
Engage in a discussion : Bir münakaşaya dahil olmak. Bir tartışmaya katılmak. Bir tartışmanın içine müdahil olmak.
Engage in conversation : Lafa tutmak. Konuşmaya tutmak.
Engage in small talk : Geyik muhabbeti yapmak. Havadan sudan şeyler konuşmak.
Engage in trade : Ticaretle uğraşmak.
İngilizce Engage in Türkçe anlamı, Engage in eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Engage in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gratifies : Memnun etmek. Tatmin etmek. Memnuniyet vermek. Sevindirmek. Gidermek. Taltif etmek. Hoşnut etmek. Mutlu etmek.
Be hooked on : Bağımlısı olmak. Müptelası olmak. Fazlasıyla düşkün olmak. Çılgınca aşık olmak.
Assay : Tecrübe. Ayarını belirlemek. Çözümleme örneği. Tahlil. Tecrübe etmek. Değerli maden içermek. Çözümleme. Çözümlemek. Denemek. Analiz etmek.
See to : Çaresine bakmak. İlgilenmek. Alakadar olmak. Bakmak. İcabına bakmak.
Absorbed in : Dalmak (bir işe). Kendini vermek. (bir işe) gömülmek. Tüm dikkatini belirli bir şeye yoğunlaştırmak. (bir işe) dalmak.
Embark : Uçağa yüklemek. Yolcu almak. Uçağa bindirmek. Girişmek. Bindirmek. Uçağa binmek. Atılmak. Gemiye binmek. Yüklenmek. Gemiye bindirmek.
Attack : Çatmak. Atak. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Hamle yapmak. Dil uzatmak. Koyulmak. Eleştirmek. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Yakalanmak. Tutulmak.
Deals : İlgilenmek. Ele almak. Dağıtmak. İş yapmak. Uyuşturucu işi yapmak. Alışveriş etmek. Kağıt dağıtmak. Vurmak.
Agonise : Acı vermek. İşkence görmek. Mücadele etmek. Acı çektirmek. Eziyet etmek. İşkence etmek. İşkence çekmek. Istırap çekmek. Acı vermeye neden olmak (ayrıca agonize). Kıvrandırmak.
Be involved in : -e karışmak. İle bağlantılı olmak. -e bulaşmak. -de yer almak. İşin içine girmek. Karışmak.
Engage in synonyms : come to terms with, occupied with, contend, agonizes, gratify, embark on a business, be occupied with doing, abandon, come to grips with, contend with, commit, look after, be engrossed in, cope with, engage, be active, dares, deal, deal in, be at something, durst, embarked, get carried away, attacked, bend over backwards, concern oneself with, watch, be carried away, be prepossessed by, be in the race to stay, be interested in, coping with, concern oneself.

Bu kısımda Engage in kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Engage in ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Engage in anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Engage in ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.