Death penalty türkçesi Death penalty nedir

Death penalty ile ilgili cümleler

English: Do you support or oppose the death penalty?
Turkish: Ölüm cezasını destekler misin yoksa karşı mı çıkarsın?

English: Ali believes that the death penalty should be abolished.
Turkish: Ali ölüm cezasının kaldırılması gerektiğine inanıyor.

English: The death penalty is final and irreversible.
Turkish: Ölüm cezası nihai ve geri döndürülemez.

English: His crime deserved the death penalty.
Turkish: İşlediği suç ölüm cezasına layıktı.

English: The death penalty should be abolished.
Turkish: Ölüm cezası kaldırılmalıdır.

Death penalty ingilizcede ne demek, Death penalty nerede nasıl kullanılır?

Death : Son. Katil. Ecel. Helak. Canlılarda yeniden başlamamak üzere bütün hayati olayların son bulması. mortalite. Ruhun gövdeden ayrılmasıyla açıklanan evrensel halk inancı. (ölüyü arıtmak ve öte dünyadaki hayata hazırlamak amacıyla birçok işlemlere başvurulmaktadır.) bk. arınma, öteki dünya. Ölme. Fevt. Tükeniş. Canlılarda bütün hayati olayların son bulması.

Penalty : Müeyyide. On bir metre ödeği. Cayma tazminatı. Ceza. Para cezası. Penaltı. Cereme. Ödek alanı içinde yapılan kural dışı davranışlar nedeniyle, davranışı yapan oyuncunun takımı kalesine on bir metre uzaklıktaki belirli bir noktadan vuruş yapmak biçiminde belirlenen ödek. (bu vuruşta ödek alanı içinde kaleci ve topa vuran oyuncudan başka hiç bir oyuncu bulunmaz.). Futbol, hukuk alanlarında kullanılır. Cezai şart.

 

Death agony : Can çekişme.

Death and life are in the power of the tongue : .

Death anniversary : Ölüm yıldönümü.

Death as a result of torture : Ölüm şiddetli fiziksel veya ruhsal acı sonucu ile geldi. İşkence sonucu olan ölüm.

İngilizce Death penalty Türkçe anlamı, Death penalty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Death penalty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hanging : Asılma. Duvar kumaşı. Asma. İpe çekme. Sarkma. Vücud ağırlığının, kollar, bacaklar ya da bir başka vücut bölümünde asılı tutulması. Askıda. Sarkık.

Execution : Düzenleme. İcra. Bir izlenceyi oluşturan komutların bilgisayar donanımınca uygulanması, izlencenin işletilmesi. Yürütme. Yapma (manevra veya hareket). Yerine getirme. İfa. Yorum biçimi. İnfaz.

Capital sentence : Ölüm cezası hakkındaki hüküm. İdam cezası.

Capital punishment : İdam cezası.

Executions : İcra. İcra-iflas hukuku. İnfaz. Düzenleme. Yerine getirme. Yapma. Sergileme. Uygulama. Yorum biçimi.

Hatchet job : Hain saldırı. Ağır eleştiri. Adam asma.

Death sentence : İdam hükmü. Ölüme mahkumiyet kararı. İdam cezası.

The supreme punishment : İdam cezası.

Death penalty synonyms : death punishment.