Deculturation türkçesi Deculturation nedir

  • Kendi kültüründen vazgeçirme.
  • Bir kişinin veya grubun kendi kültüründen ve geleneklerinden vazgeçmesine neden olma.

Deculturation ingilizcede ne demek, Deculturation nerede nasıl kullanılır?

Deculturate : Bir kişinin veya grubun kendi kültüründen ve geleneklerinden vazgeçmesine neden olmak. Kendi kültüründen vazgeçirmek.

İngilizce Deculturation Türkçe anlamı, Deculturation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deculturation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Upbringing : Yetişim. Çocuk bakım ve eğitimi. Terbiye verme. Terbiye etmek. Yetiştirilme tarzı. Yetişme. (çocuk) yetişme tarzı. Yetiştirme. Terbiye.

Nurture : Yetiştirmek. Besleme. Yiyecek. Bakmak. Eğitmek. Terbiye etmek. Büyütmek. Yetiştirmek (özenle). Beslemek. Terbiye.

Raising : Yükseltme. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Tüylendirme. Kaldırma. Yükselen. İlave. Yetiştirme. Eder artırımı. Kendini bilen. Şardonlama.

Social control : Toplumsal kontrol. Sosyal kontrol. Toplumsal denetim. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin toplumsal düzenin beklentilerine uygun biçimde davranmalarını sağlamaya yönelik önlemlerin tümü.

Breeding : Aşım. Islah. Evcil hayvanlar yetiştirerek onların her çeşit ürünlerinden, kimilerinin de güçlerinden yararlanmayı amaçlayan ve geniş anlamda tarımsal yaşamın bir kolu sayılan etkinlik. Terbiye. Kimi ışınetkin özdeklerin zincir tepkimeleri sonunda, kendilerinden daha çok bölünür özdekler üretmeleri. Görgü kuralları. Kesit. Yetiştirme. Üreme. Doğurma.

 

Enculturation : Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürlenme. Kültüre girme. Bireyin, yaşamı boyunca içinde bulunduğu kültürel ortamın isteklerine, doğrularına uyacak biçimde kendini değiştirmesi süreci. Kültürleme.

Cultivation : Geliştirme. İşleme. Belirli bir amaç için yetiştirmek. Tarım. Toprağı işleme. Yetişme. Görgü. Yetiştiricilik. Bitki yetiştirme. Ziraat.

Fostering : Sütannelik. Bakmak. Koruyucu ailelik. Beslemek. Gelişmesine yardım etme. Besleme. Büyütmek. Teşvik etmek. Gayretlendirmek.

Socialization : İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sosyalleşme. Kamulaştırma. Bir doğal kaynağın, ekonomik etkinliğin ya da işgörünün bireylerin elinde kişisel kazanç amacıyla kullanılmasını önlemek; ya iyeliğinde, ya kullanımında ya da bunların her ikisinde kamunun etkinliğini artıracak değişiklikler yaparak bunları tüm toplumun yararlanmasına sunmak. Sosyal adaptasyon. Sağlık ve eğitim gibi kamusal hizmetlerden yalnızca gelişmiş yörelerde yaşayanların değil, tüm vatandaşların dengeli bir biçimde yararlanmalarını sağlamak üzere devletin almış olduğu önlemler. Çevresindeki kültürü kabullenme. Sosyalleştirme. Sosyal entegrasyon. Bireyin kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanması, toplumla bütünleşmesi süreci.

Fosterage : Evlat edinme. Başka birisinin çocuğunu kendisininmiş gibi yetiştirme. Evlatlık büyütme. Teşvik.

Deculturation synonyms : rearing, bringing up, socialisation, acculturation.