Deferred payment türkçesi Deferred payment nedir
- Gecikmeli ödeme.
- Taksitlendirilmiş ödeme.
- Satın alma tarihinden sonra taksitle ödeme.
- Vadeli ödeme.
- Vadeli bir poliçe düzenlenmeksizin, akreditif bedelinin belirli bir vade sonunda ödendiği akreditif türü.
- Vadeli akreditif.
- İktisat alanında kullanılır.
- Belli bir süre için ertelenmiş olan ödeme.
- Ertelenmiş ödeme.
Deferred payment ingilizcede ne demek, Deferred payment nerede nasıl kullanılır?
Deferred : Geciktirilmiş. Gecikmeli. Tecilli. Vadeli. Ertelenen. Ertelenmiş (borç vb). Ertelenmiş. Gecikmiş. Ertelendi.
Payment : Harcama. Bir varlık elde etme ya da bir dokuncayı önleme, bir iş sağlama amacıyla, para ödeme, borç altına girme ya da bir varlığı aktarma. sağlanmış bir iş ya da satın alınmış bir varlık için ödenen ya da ödenecek olan para. Ödeme. Ücret. Taksit. Karşılık. Cebren tahsil. Maaş. Vergin. Bir borcun kısmen ya da tamamen, parayla ya da ayni olarak kapatılması.
Deferred payment sale : Taksitle satış. Uzun vadeli satış. Vadeli ödemeyle satış.
Deferred payments : Ertelenmiş ödeme. Belli bir süre için ertelenmiş olan ödeme. Satın alma tarihinden sonra taksitle ödeme.
Deferred addressing : Dolaylı adresleme. Gecikmeli adresleme.
Deferred annuity : Ertelenmiş borç para. Vadeli geri ödenen borç para. Müeccel para. Ertelenmiş para. Koşullu yıllık borç bölümü . belirli bir sürenin bitiminden sonra ödenmeye başlanılacak para.
İngilizce Deferred payment Türkçe anlamı, Deferred payment eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Deferred payment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Deferred payment synonyms : deferred letter of credit, abnormal budget expenditures, ability to pay approach, ability rent, a shift in individual demand, a shift in demand, a change in individual demand, deferred payments.

Bu kısımda Deferred payment kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Deferred payment ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Deferred payment anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Deferred payment ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.