Degage türkçesi Degage nedir

Degage ingilizcede ne demek, Degage nerede nasıl kullanılır?

Degania : İsrail'deki iki kibutztan (israil'de komünal yerleşim) her biri (kibbutz degania alef veya kibbutz degania bet).

Degania alef : 1910 yılında galilee denizi'nin güneyinde ürdün vadisi'nde kurulmuş olan israil kibutzu.

Degas : Gazını almak. Gazdan arındırmak. Gazını gidermek. Gazdan arıtmak. Gaz gidermek. Gazı boşaltmak. Gazsızlaştırmak. Gazından arındırmak.

Degasification : Degazifikasyon. Gazdan arındırma. Uçun giderme.

Degasifier : Gaz giderici. Gaz ayırıcı. Degazör.

Degaussed : Gemiyi manyetik mayınlara karşı donatmak.

Degausses : Gemiyi manyetik mayınlara karşı donatmak.

Degass : Gazını almak. Gazdan arındırmak. Zehirli gazlardan arındırmak.

Degasses : Zehirli gazlardan arındırmak.

Degassing : Gaz arıtımı. Gazını alma. Gaz giderme. Uçun giderme. Uçun arıtımı. Işıtaçlarda kullanılacak tellerin ya da kaplanacak metal yaprakların ısıtalarak, soğurulmuş uçundan arıtılması. Gazdan arındırma. Gazsızlaştırma. Gazını almak. Gazdan temizleme.

İngilizce Degage Türkçe anlamı, Degage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Degage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

At liberty : Hür. Ayrıcalıklı. Başıboş. Özgür. İzinli. İşsiz.

 

At large : Kaçak. Tamamen. Bütünüyle. Etraflıca. Kanundan kaçan. Ortada dolaşan. Başıboş. Ayrıntılı olarak. Özgür.

Disengaged : Boş. Tutulmamış. Boşta. Bağlı değil. Bağlantısız. Devreden çıkmış.

Exempts : Dışında bırakmak. Ayrılık. İstisna etmek. Çürüğe çıkarmak. Özgür. Hariç. Bağışıklık. Muaf tutmak. Muaf.

Relaxed : Gevşemiş (kişi). Yumuşamış. Gevşemiş. Rahatlamış. Gevşek.

At leisure : Boş zamanda serbest. Acele etmeden. Boş zamanı olan. Acelesiz. Boş zamanlarda. Boş. Boş zamanda. Yavaş yavaş.

Uninvolved : Bir parçası olmayan. Dahil olmayan. Dahil olmamış. Taraf olmamış.

Fancy free : Sevgilisi olmayan. İstediğiyle gönül eğlendiren. Kafasına göre takılan. Özgür. Aşığı olmayan. Aşktan azade. Kalbi boş. Bekar. Bağımsız.

Easier : Zahmetsiz. Zevkli. Dertsiz. Huzurlu. Doğal. Rahat. Uysal. Kolay. Daha kolay.

Exempt : Özgür. Hariç. Muaf. Bağışıklık. Hariç tutulmuş. İstisna etmek. Çürüğe çıkarmak. Muaf tutmak. Dışında bırakmak.

Degage synonyms : easy, fetterless, unconcerned, abeyant, foc, broad, broads, detached, easiest.

Degage zıt anlamlı kelimeler, Degage kelime anlamı

Tense : Gerilmiş. Stres içinde. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Çekmek. Gerginleştirmek. Germek. Gergin. Sıkı. Kip.

 

Concerned : İlgili. Endişeli. Alakalı. Meşgul. İlgilenen. Kaygılı. İlişkili. Alakadar.