Deliberator türkçesi Deliberator nedir

  • Planlayan.
  • Düşünen kimse.
  • Tartışan.
  • Amaçlayan.
  • Bile bile davranan.
  • Tasarlayarak davranan.

Deliberator ingilizcede ne demek, Deliberator nerede nasıl kullanılır?

Deliberate : Kasıtlı. Üzerinde tartışmak. Planlanmış. Dikkatli. Ölçüp biçmek. Emin. Tartmak. Ağır. Üzerinde durmak. Tedbirli.

Deliberate attack : Kasti saldırı. Planlı taarruz. Hazırlıklı taarruz. Planlı saldırı. Tasarlanmış saldırı. Amaçlanmış saldırı.

Deliberate entry barriers : Kasıtlı giriş engelleri. Aksak rekabet piyasalarında firmaların sınır limit fiyat uygulaması gibi bilinçli olarak seçtikleri yöntemlerle yeni firmaların piyasa girişini engellemesi.

Deliberate planning : Tasarlanmış plan. Amaçlı planlama. İnce düşünülüp hazırlanmış plan.

Deliberated : Tartışmak. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Üzerinde tartışmak. Danışmak. Düşünmek. Ölçünmek. Tartmak. Kasti. Ölçüp biçmek. Temkinli olmak.

Deliberations : Danışma. Tedbirli olma. Üzerinde düşünme. Müzakereler. Kafa yorma (argo terim). İhtiyat.

Deliberates : Üzerinde tartışmak. Kasti. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Ölçünmek. Temkinli olmak. Danışmak. Ölçüp biçmek. Tartışmak. Tartmak. Düşünmek.

Deliberateness : Düşüncelilik. Kasıt. Teenni. Dikkatlilik. Tedbirlilik.

 

Begin deliberations : Pazarlıklara başlamak. Diyaloga başlamak. Müzakerelere başlamak. Görüşmelere başlamak. Konuşmaya başlamak.

Deliberatively : Bilinçli bir şekilde. Görüşmeye dayalı bir şekilde. Planlı bir şekilde. Tasarlayarak. Saygılı bir şekilde. Amaçlı bir şekilde. Bile bile. Tedbirli olarak. İsteyerek. Düşünceli bir şekilde.

İngilizce Deliberator Türkçe anlamı, Deliberator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deliberator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conceiver : Yeni şeyler yaratan kimse. Yaratıcı. Tasarlayıcı. Mucit. Algılayan kimse. Anlayan kimse.

Calculated : Uygun. Hesaplanmış. Hesaplı. Hesaplanan. Tahmini. Hesaba katılmış. Yerinde. Muhtemel. Mutasavver.

Unhurried : Rahat. Sakin. Acelesiz. Telaşsız.

Thinker : Filozof. Düşünür. Mütefekkir.

Debating : Tartışmak. Dikkate almak. Düşünüp taşınmak. İki konuşmacı kümesinin, belli bir konu ya da sorun üzerinde kendi savlarını karşılıklı olarak savunmasından oluşan bir tartışma türü. Çekişmek. Danışmak. Savlı tartışma.

Conceivers : Anlayan kimse. Yeni şeyler yaratan kimse. Yaratıcı. Algılayan kimse. Mucit. Tasarlayıcı.

Ruminators : Yediği yemeği geri getirip yeniden çiğneyen hayvan. Düşünceli kimse. Geviş getiren hayvan. Dalgın kimse.

Deliberant : Görüşen.

Dissentious : Karşı duran. Görüş ayrılığı içinde olan. Kavgacı. Muhalefet eden. Muhalif. Çekişmeci.

Intended : Yönelik. Kastedilen. Tasarlanmış. Kasıtlı. İstenilen. Kasti. Planlanan. Birinin evleneceği kimse. Planlanmış. Müstakbel.

Deliberator synonyms : measured, careful, aspiring, ruminator.

 

Deliberator zıt anlamlı kelimeler, Deliberator kelime anlamı

Hurried : İvedi. Aceleyle yapılan. Acele eden. Aceleye gelen. Aceleyle yapılmış. Telaşla yapılmış. Telaşlı. Acele. Acele içinde olan.

Unintended : Kasıtsız. İstemeden yapılan.

Deliberator ingilizce tanımı, definition of Deliberator

Deliberator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who deliberates.