Demand for labor türkçesi Demand for labor nedir

  • Emek istemi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Belirli bir dönemde emek istemini belirleyen diğer faktörler veri iken, değişik ücret düzeylerinde, firmaların çalıştırmak istedikleri emek süresi veya miktarı.

Demand for labor ingilizcede ne demek, Demand for labor nerede nasıl kullanılır?

Demand : Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İstemek. Rağbet etmek. Zorlamak. Rağbet. Talep. Sormak. İstek. Emretmek. İstem.

For : Çünkü. -e uygun. Olarak. Nedeniyle. Zarfında. -dır. Namına. Yönünden. -e elverişli. Adına.

Labor : Lafı uzatmak. Çalışmak (iş vb). Alın teriyle yapmak. Emek vermek. Bkz.labour. (taşıt) yavaş yavaş ilerlemek. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Uğraşmak. İşgücü. Emek.

Demand for explanation : Açıklama talebi. Açıklama isteği.

Demand for foreign exchange : Döviz istemi. Uluslararası mal ve hizmet dışalımı, sermaye dışsatımı, tasarruf, arakazanç ve spekülasyon amaçlarıyla gerçek veya tüzel kişilerin değişik döviz kurlarından satın almak istedikleri yabancı para miktarı.

Demand for loanable funds : Ödünç verilebilir fon istemi. İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde, farklı faiz oranlarından ödünç almak istedikleri fon miktarı. Ödünç verilebilir fon talebi. Ödünç verilebilir fonların talebi.

 

Speculative demand for money : Spekülasyon güdüsüyle para istemi. Spekülatif para talebi. İktisadi karar birimlerinin piyasa faiz oranlarındaki değişimlere bağlı olarak tahvil fiyatlarında ortaya çıkabilecek değişmelerden kaynaklanan olası sermaye kazançlarından yararlanabilmek veya sermaye kayıplarından kaçınabilmek amacıyla ellerinde bulundurmak istedikleri para miktarı. spekülasyon güdüsüyle para istemi, faizin ters yönlü bir fonksiyonudur. Spekülatif amaçlı para talebi.

Demand for identification : Tanıma isteği.

Demand for inflation : Enflasyondan potansiyel kazanç sağlayacak olan grupların iktisat politikası uygulayıcılarına enflasyonist politikalar izlenmesi yönünde baskı yapması. krş. enflasyon lobisi. Enflasyon istemi.

Demand for money : Para istemi. Para talebi. Bireylerin ve işletmelerin servetlerinin bir bölümünü yanlarında nakit para olarak tutmaları. İnsanların veya işletmelerin tutmak istedikleri para miktarı (ekonomi). Bir ekonomide iktisadi karar birimlerinin, belli bir dönemde işlem, değer saklama, spekülasyon gibi güdülerle ellerinde bulundurmak istedikleri para miktarı. Para istemek.

İngilizce Demand for labor Türkçe anlamı, Demand for labor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demand for labor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Demand for labor synonyms : abnormal budget, labour demand, a type mutual funds, a shift in individual demand, a change in individual demand, abolition of forced labour convention, a change in demand.