Demand for foreign exchange türkçesi Demand for foreign exchange nedir

  • Döviz istemi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Uluslararası mal ve hizmet dışalımı, sermaye dışsatımı, tasarruf, arakazanç ve spekülasyon amaçlarıyla gerçek veya tüzel kişilerin değişik döviz kurlarından satın almak istedikleri yabancı para miktarı.

Demand for foreign exchange ingilizcede ne demek, Demand for foreign exchange nerede nasıl kullanılır?

Demand : Rağbet. Hak iddia etmek. İstek. Talep. Talep etmek. Emretmek. Bir piyasadaki tüketicilerin bir mal ya da hizmete yönelik satınalma gücüyle desteklenmiş istek, niyet ve davranışları. Rağbet etmek. Bilgisayar, hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Zorlamak.

For : Zira. Yerine. -e. -den dolayı. -dır. Şerefine. Namına. -e rağmen. Bir takımyıldızın adı. Yüzünden.

Foreign : Harici. Yurtdışı. Yabancı. Ecnebi. Ülke dışı. Yurt dışı. Dış. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Yabancı madde.

Exchange : Değiş tokuş etmek. Değiş-tokuş. Teati etmek. Yabancı para cinsinden ödemeye aracılık eden kambiyo senetleri, kredi kartları gibi araçlar ile yabancı kağıt ve madeni para. Çevirmek. Değişim. Trampa etmek. Kambiyo. Mal, hizmet ve üretim faktörlerinin iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi. Bir hak ya da malın başka bir hak ya da mal ile para kullanmadan başa baş değiştirilmesi.

 

Demand for explanation : Açıklama talebi. Açıklama isteği.

Demand for labor : Emek istemi. Belirli bir dönemde emek istemini belirleyen diğer faktörler veri iken, değişik ücret düzeylerinde, firmaların çalıştırmak istedikleri emek süresi veya miktarı.

Demand for inflation : Enflasyon istemi. Enflasyondan potansiyel kazanç sağlayacak olan grupların iktisat politikası uygulayıcılarına enflasyonist politikalar izlenmesi yönünde baskı yapması. krş. enflasyon lobisi.

Demand for labour : Emek talebi. İşgücü talebi.

Demand for identification : Tanıma isteği.

İngilizce Demand for foreign exchange Türkçe anlamı, Demand for foreign exchange eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demand for foreign exchange ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

Foreign exchange demand : Döviz talebi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Demand for foreign exchange synonyms : a change in supply, abnormal budget, ability to pay approach, a shift in demand, abolition of forced labour convention, a shift in supply, a change in individual demand.