Demonstrators türkçesi Demonstrators nedir

Demonstrators ile ilgili cümleler

English: The police brawled with the demonstrators.
Turkish: Polis göstericilerle dalaştı.

English: The leader dismissed the demonstrators in the park.
Turkish: Lider parktaki göstericileri görevden attı.

Demonstrators ingilizcede ne demek, Demonstrators nerede nasıl kullanılır?

Sales demonstrator : Tanıtım elemanı.

Demonstrator : Asistan. İspat eden şey. Uygulama öğretmeni. Sergilenen şey. Nümayişçi. Göstererek tanıtan kimse. Gösterici. Gösteren kimse. İspat eden.

Demonstrate : Gösteri düzenlemek. Göstererek tanıtmak. Açımlamak. İspatlamak. Kanıtlamak. Göstermek. Açıklamak. Gösteri yapmak. Açıklayarak tanıtmak. Örnekle açıklamak.

Demonstrated courage : Gösterilen cesaret. Sergilenen cesaret.

Demonstrates : Açımlamak. Kanıtlamak. İspat etmek. Göstererek tanıtmak. Açıklayarak tanıtmak. İspatlamak. Gösteri yapmak. Gösteri düzenlemek. Örnekle açıklamak. Göstermek.

Demonstration effect : Gösteriş etkisi. Tüketicilerin gelirlerinde bir artış olmamasına karşın, sosyal konumunu olduğundan daha yüksek göstermek amacıyla, fiyatı daha yüksek ve markalı malları satın almalarını ifade eden james s. duesenberry tarafından geliştirilen kavram. Özendirme etkisi. Özendirici etki. Gösteriş için tüketim.

 

Demonstration farm : Örnek çiftlik. Demonstrasyon çiftliği.

Demonstrations : Kanıt. Kanıtlama. Gösteri. Gösterme. İspat. Gösteriler. Arz.

Demonstrative : Kanıtlayan. Duygularını açığa vuran. Hislerini serbestçe açığa vuran. Kesin olarak ispatlayan. Göze çarpan. İnandırıcı. Gösteren. İşaret zamiri. Demonstratif. Hislerini açığa vuran.

Demonstration lesson : Örnek ders. Ya bir öğretmen okulu öğrencisi, ya bir usta öğretmen ya da bir denetmen tarafından meslek yönünden yetişmeye, bilgi alış verişine ve bilimsel tartışmaya olanak hazırlamak için bir uygulama sınıfında ve öğretmen adayları ya da tecrübeli öğretmenler karşısında verilen ders.

İngilizce Demonstrators Türkçe anlamı, Demonstrators eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demonstrators ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assisters : Yatakçı. Yardak. Suç ortağı. Yaver. Muavin. Yatak. Yardımcı. Yardakçı.

Display unit : Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Gösterim birimi. Görüntü ünitesi. Görüntü birimi. Ekran. Genellikle bir katod ışınlı ekrandan oluşan, istenen verilerin kullanıcıya ya da işletmene iletilmesi için veri çıkışı (ya da ışık kalemiyle veri giriş-çıkışı) amacıyla kullanılan donanım birimi. kısaca gösterici de denir. Gösterici birim. Gösterme ünitesi.

Coadjutors : Yardımcı. Piskopos yardımcısı.

Helper : Çantacı. Usta yardımcısı. Çırak. Yardımcı. Yardımcı eleman. Yamak. Hizmetçi. Uşak. Muavin.

Entertainer : Ağırlayan kimse. Eğlendiren kimse.

 

Indicant : Gösterge. Belirten. Gösteren. Gösteren (şey). İşaret eden. Ortaya döken.

Sales representative : Pazarlama temsilcisi. Pazarlama mümessili. Şirketin ürünlerini pazarlayan satış ajanı. Satış temsilcisi. Satış danışmanı. Satış sorumlusu. Plasiyer.

Assistants : Muavin. Tezgahtar. Yardımcı.

Exhibit : Teşhir etmek. Sergileme, ortaya çıkarmak, gösterme. Oynatmak. Ortaya koymak. Sergileme. Sunmak. Sergilemek. Bir filmin izleyicilere gösterilmesi işi. İzhar etmek.

Coadjutor : Yardımcı. Piskopos yardımcısı.

Demonstrators synonyms : exhibiter, demonstrator, assistant director, designative, assistant, aider, exhibiters, assistant professor, film projector, entertainers, denotive, assistor, demonstrationists, aiders, cinematograph, sales rep, instructor, displayer, assister, deictic, sales demonstrator, teacher, exemplifier, salesperson, assistors.