Demonstrator türkçesi Demonstrator nedir

  • İspat eden.
  • Asistan.
  • Gösteren kimse.
  • Uygulama öğretmeni.
  • Gösterici.
  • Göstererek tanıtan kimse.
  • Sergilenen şey.
  • İspat eden şey.
  • Nümayişçi.

Demonstrator ile ilgili cümleler

English: The police brawled with the demonstrators.
Turkish: Polis göstericilerle dalaştı.

English: The leader dismissed the demonstrators in the park.
Turkish: Lider parktaki göstericileri görevden attı.

Demonstrator ingilizcede ne demek, Demonstrator nerede nasıl kullanılır?

Sales demonstrator : Tanıtım elemanı.

Demonstrators : Asistan. İspat eden şey. Sergilenen şey. Gösterici. Gösteren kimse.

Demonstrate : Açıklamak. Açıklayarak tanıtmak. Göstererek tanıtmak. Gösteri yapmak. İspatlamak. Göstermek. Açımlamak. Gösteri düzenlemek. Örnekle açıklamak. İspat etmek.

Demonstrated courage : Gösterilen cesaret. Sergilenen cesaret.

Demonstrates : Gösteri yapmak. Açıklamak. Örnekle açıklamak. Açıklayarak tanıtmak. Gösteri düzenlemek. Açımlamak. Kanıtlamak. Göstererek tanıtmak. Göstermek. İspat etmek.

Demonstration : Olgu ya da olayları göstererek anlatma ve açıklama yöntemi. belli olgu ve olaylara ilişkin ilkeleri açıklamak, birtakım teknik ve becerileri öğretmek amacıyla bir şeyi başkalarının önünde yaparak gösterme işi. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Gösteri. Kullanılışını gösterme.

 

Demonstration farm : Demonstrasyon çiftliği. Örnek çiftlik.

Demonstration interview : Gösteri görüşmesi. Görüşmeci takımının kullanıldığı alan araştırmalarında, görüşmeciler arasında uygulama birliğini sağlamak amacıyla yapılan örnek görüşme.

Demonstrating : Kanıtlamak. İspat etmek. Örnekle açıklamak. İspatlamak. Göstermek. Gösteri yapmak. Gösteriş.

Demonstrative : İşaret zamiri. Hislerini açığa vuran. Duygularını gizleyemeyen. Gösteren. Duygularını gizlemeyen. Kesin olarak ispatlayan. Duygularını açığa vuran. Göze çarpan. Kanıtlayan. İnandırıcı.

İngilizce Demonstrator Türkçe anlamı, Demonstrator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demonstrator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Salesperson : Satışçı. Satıcı. Pazarlamacı. Tezgahtar. Satış elemanı.

Aiders : Yaver. Yardımcı. Emir subayı.

Assister : Yardımcı. Yaver. Suç ortağı. Yardakçı. Muavin. Yardak. Yatakçı. Yatak.

Coadjutor : Yardımcı. Piskopos yardımcısı.

Assistant director : Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Yardımcı yönetmen. Yardımcı. Oyun düzenini, müziği, dekoru ve benzeri sanatsal işleri hazırlayan baş sorumlulara yardım edenlere verilen ad. Müdür muavini. Reji, dekor, müzik gibi işleri yönetenlerin yardımcısı, sahne yönetimine yardım edene verilen ad. sahneye koyucunun yanında çalışan, onun yönetimi altında ona yardımcı olan sanatçı. Yönetmen yardımcısı. Bir filmin yönetiminde, yönetmenin tüm işlerde yardımcılığını üstlenen kimse. tv. bir izlencenin hazırlanmasında ve yayınında yönetmenin tüm işlerde yardımcılığını üstenen kimse.

 

Designative : Yalın. Öznel. Nominatif. Belirtici.

Exhibit : Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Teşhir etmek. Göstermek. Oynatmak. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Sergileme. Sergilemek. Sergileme, ortaya çıkarmak, gösterme. Bir duygu veya niteliği göstermek.

Deictic : Gösteren. Anlamı içeriğe bağlı olan. Gösterimsel. Bir şeyi doğrudan gösteren veya kanıtlayan.

Denotive : Belirten. Gösteren. İşaret eden. Belirtici.

Teacher : Muallim. Öğretmen. Resmi ya da özel bir eğitim kurumunda çocukların, gençlerin ya da yetişkinlerin istenilen öğrenme yaşantıları kazanmalarına kılavuzluk etmek ve yön vermekle görevlendirilmiş kimse. bilgi, görgü ve yaşantısı ile belli dal ve alanlarda başkalarının yetişme ve gelişmesine yardım eden kimse. 3-öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği öğrenimi bitirerek ya da yeterlikleri kazanarak öğretmenlik yapma yetkisini elde etmiş olan kimse. Hoca.

Demonstrator synonyms : assistor, probative, helper, sales rep, rioters, entertainer, exhibiters, film projector, cinematograph, sales demonstrator, demonstrationists, instructor, aider, assistant professor, rioter, assisters, displayer, assistants, sales representative, demonstrators, assistant, indicant, exemplifier, assistors, display unit, coadjutors, entertainers, exhibiter.

Demonstrator ingilizce tanımı, definition of Demonstrator

Demonstrator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who proves anything with certainty, or establishes it by indubitable evidence. One who demonstrates.