Denture türkçesi Denture nedir

Denture ile ilgili cümleler

English: Do I need dentures?
Turkish: Protezlere ihtiyacım var mı?

English: Here are my grandmother's dentures.
Turkish: İşte büyükannemin protezleri.

English: Those are my grandmother's dentures.
Turkish: Onlar benim büyükannemin protezleri.

English: Ali finds it difficult to eat with his new dentures.
Turkish: Ali yeni protezleriyle yemek yemeyi zor buluyor.

Denture ingilizcede ne demek, Denture nerede nasıl kullanılır?

Dentures : Takma dişler. Takma diş.

Can you fix my dentures : Protezlerimi onarabilir misiniz.

Indenture : Senetle bağlamak. Senet. Yasal sözleşme. Sözleşme. Resmi senet. Diş açma. Sözleşme kağıdı. Kontrat. Diş diş olma.

Indentured : Hizmet etmesi üzere anlaşılmış. Sözleşmeyle bağlanmış.

Indentures : Kontrat. Sözleşme kağıdı. Diş açma. Senet. Hizmet sözleşmesi. Sözleşme. Diş diş olma.

Dental alveolus : Dental alveol.

Dent : Yamulmak. Göçürmek. Vuruk. Göçmek. Tasarımlamak. Çökme. Yamultmak. Göçük. Çukur açmak. Dişlemek.

Dental calculus : Dental kalkulus. Tartar. Dişler üzerinde oluşan taşlanma. Dişte, ölü bakterilerin üzerine çoğunlukla tükürükle gelen mineral maddelerin çökmesiyle oluşan kireçlenmiş yapı, dental kalkulus, tartar. Diş taşı.

 

Dental anatomy : Dental anatomi.

Make a dent in : Başarıya atılan ilk adım. Burnunu sürtmek. İşe el atmak. Bir işe el atmak. Azaltmak. Kolaylaştırmak. Eritmek. Havasını söndürmek. Gedik açmak. Başarıya ilk adımı atmak.

İngilizce Denture Türkçe anlamı, Denture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Denture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dentures : Takma dişler.

Dental plate : Diş plağı. Yapay damak. (yapay) damak.

Bridgework : Köprü dişçilik. Köprü (dişçilik). Takma diş köprüsü.

Bridge : Işıklamanın yönetildiği ya da düzenlendiği sahne ağzının üstünde ve iç yanındaki köprü. Sahne asansörü. Köprü. Köprü kurmak. Kukla köprüsü. Işıklama köprüsü. Sahne üstünde geçit, köprü. Arayı kapatmak. Sahne içinde ya da yanında inip çıkan düzey. bu sahne değişimleri için kullanılır. Tellerin gövde üzerinde durmasını sağlayan metal parça.

Prosthodontics : Takma dişler. Protez diş. Prostodonti. Takma dişçilik.

Plate : Plaka. Sac. Levha kaplamak. Altın kaplamak. Kaplamak. Gümüş kaplamak. Levha yapmak. Tabak. Zırhla kaplamak. Levha.

Choppers : Helikopter. Dişler. Satır. Akım kesici alet. Kısa saplı balta. Parçalayıcılar. Balta.

Chopper : Çapır. Dişler. Kuter. Akım kesici alet. Helikopter. Motosiklet. Kıyıcı. Dikuçar. Küçük balta.

False teeth : Takma dişler.

Denture synonyms : partial denture, dental appliance, artificial teeth, artificial tooth.

Denture ingilizce tanımı, definition of Denture

Denture kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An artificial tooth, block, or set of teeth.