Deodand türkçesi Deodand nedir

  • Ortaçağ ingiltere'sinde.
  • Bir insanın ölümüne neden olduğu için krallığa verilmiş ve hayır işlerinde kullanılmak üzere tahsis edilmiş hayvan veya obje (1846 yılında yürürlükten kaldırılan ingiliz kanununa göre).
  • Bir kişinin ölümüne yol açtığı gerekçesiyle hükümdarlığa ve oradan da dini işlerde kullanılmak üzere kiliseye verilen objeler.

Deodand ingilizcede ne demek, Deodand nerede nasıl kullanılır?

Deodar : Himalaya sediri. Sedir ağacı. Cin ağacı. Cinağacı.

Deodars : Cin ağacı. Cinağacı. Sedir ağacı. Himalaya sediri.

Deodorant : Koku giderici. Koku gideren. Kokugideren. Koku giderici madde. Deodoran.

Deodorants : Deodoran. Koku gideren. Deodorant. Koku giderici. Koku giderici madde.

Deodorised : Dezenfekte etmek. Kötü kokulardan arındırmak. Deodorant kullanmak (deodorize olarak da yazılır). Kokusunu gidermek. (britanya ingilizcesi) dezenfekte etmek.

Deodorizer : Koku giderici. Koku giderici şey. Deodorant.

Videodiscs : Lazer tarafından okunmak üzere üzerinde imajla ve sesler depolanan disk. Video disk. Görüntü diski. Optik disk. Videodiskler.

Deodorize : Dezenfekte etmek. Kokusunu gidermek.

Deodoriser : Kötü kokulardan arındıran madde (deodorizer olarak da yazılır). Koku giderici. (britanya ingilizcesi) dezenfekte eden. Koku gideren madde. Deodorant.

 

Laser videodisc : Lazer videodisk.

İngilizce Deodand Türkçe anlamı, Deodand eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deodand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clamour : Yaygara koparmak. Haykırmak. Velvele. Patırtı. Bağırıp çağırmak. Gürültü etmek. Feryat. Gürültü. Feryat etmek. Çığlık.

Bespeak : Hitap etmek. Rica etmek. Göstergesi olmak. Sipariş vermek. Ayırtmak. Talep etmek. İstemek. Konuşmak. Tutmak. Bir şeye delalet etmek.

Clamor : Feryat etmek. Haykırma. Gürültü. Haykırmak. Gürültü etmek. Feryat. Çığlık. Yaygara. Bağırıp çağırmak. Bkz.clamour.

Cost : Değerinde olmak. Bir malın üretiminde, yapımında kullanılan doğal özdek ve işçilik ile makine, aşınma payı, genel giderler için yapılacak ödemelerin tümü. Fiyat. Mal olmak. Bedel. Neden olmak. Değer. Fiyatı (belirli bir miktar) olmak. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Paha.

Quest : Tahkik. Tetkik. Macera. Arama. Soruşturma. Aktarmak. Av izini aramak. Bulmaya çalışma. Araştırma. Araştırmak.

Compel : İcbar etmek. Gerektirmek. Mecbur bırakmak. Zorlamak. Zorunda bırakmak. Mecbur etmek.

Want : Gereksinimler. İçinden gelmek. İhtiyacı olmak. İstekler. Yoksun olmak. Yoksulluk. İstek duymak. İhtiyaç. Karşılandığında haz, karşılanmadığında acı ve hüzün veren; karşılandıkça şiddetini kaybeden; zaman içinde kendini tekrarlayan; alışkanlık haline gelebilen; sınırsız ve öznel olan duygu. Arzu.

Cry out for : Aşırı derecede gereksinim duymak. Şiddetle gereksinim duymak. Bağırmak.

Postulate : Önkoyut. Tümdengelimci bir dizgede tüm kanıtlamalarda kullanılan, zorunlu ya da apaçık olmamakla birlikte başka türlü düşünülemeyeceği için doğru sayılan ilksav. Gerçek olduğunu varsaymak. Bir tanıtlamada onaylanması gereken ön gerçek. Koyut. Gerçek olarak kabul etmek.

 

Draw : Çekiliş. Yem. İlgi çekici şey. Çekim. Çizmek. Bir çek veya poliçenin düzenlenerek imza edilmesi ve ilgiliye gösterilmek üzere lehtara veya hamile verilmesi işlemi. Keşide. Ağızdan laf almak için söylenen söz. Bir oyunu takımların golsüz ya da eşit sayıda gol atarak bitirmesi. Çekme.

Deodand synonyms : involve, exact, need, require, take, dun, necessitate, expect, cry for, call for, govern, ask, request, claim.

Deodand zıt anlamlı kelimeler, Deodand kelime anlamı

Obviate : Çare bulmak. Gereksiz kılmak. Önüne geçmek. Çözmek. Üstesinden gelmek. Halletmek. Karşılamamak. Önlemek. Yetmemek. Gidermek.

Supply : Vermek. Tamamlamak. Stok miktar. Tedarik etmek. İkmal. Verilmesi gerekli oran. Sağlanması gerekli miktar. Arz. Satıcıların belirli bir dönemde piyasada değişik fiyatlardan satmaya razı olduğu mal, hizmet ya da üretim faktörü miktarı. Karşılamak.

Deodand ingilizce tanımı, definition of Deodand

Deodand kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A personal chattel which had caused the death of a person, and for that reason was given to God, that is, forfeited to the crown, to be applied to pious uses, and distributed in alms by the high almoner. Thus, if a cart ran over a man and killed him, it was forfeited as a deodand.