Deputizes türkçesi Deputizes nedir

  • Vekalet etmek.
  • Vekil olarak atamak.
  • Tayin etmek.
  • Birine vekalet etmek.
  • Atamak.
  • Vekil tayin etmek.
  • Göreve vekalet etmek.

Deputizes ingilizcede ne demek, Deputizes nerede nasıl kullanılır?

Deputize for : Yerini doldurmak (bir kimsenin).

Deputize : Vekil olarak atamak. Göreve vekalet etmek. Vekalet etmek. Birine vekalet etmek. Vekil tayin etmek. Atamak. Tayin etmek.

Deputized : Göreve vekalet etmek. Vekil tayin etmek. Birine vekalet etmek. Vekil olarak atamak. Vekalet etmek. Atamak. Tayin etmek.

Deputizing : Vekil olarak atamak. Göreve vekalet etmek. Atamak. Tayin etmek. Vekalet etmek. Vekil tayin etmek. Birine vekalet etmek.

Deputies : Temsilci. Delege. Vekiller. Milletvekilleri. Şerif yardımcısı. Milletvekili. Vekil.

Deputing : Atamak. Vekil atamak. Tevkil.

Deputative : Temsilci. Vekalete özgü. Delegasyonla ilgili.

Deputises : Atamak. Temsilcilik etmek. Vekalet etmek. Vekil tayin etmek. (britanya ingilizcesi) vekil tayin etmek. Vekil olarak atamak. Temsilci atamak. Tayin etmek. Birine vekalet etmek. Göreve vekalet etmek.

Deputise : Vekalet etmek. Temsilcilik etmek. Birine vekalet etmek. Atamak. Göreve vekalet etmek. Temsilci atamak. Vekil olarak atamak. Tayin etmek. Vekil tayin etmek. Temsil etmek (deputize olarak da yazılır).

Deputising : Atamak. Temsilcilik etmek. Temsil etmek (deputize olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) vekil tayin etmek. Vekil tayin etmek. Vekil olarak atamak. Göreve vekalet etmek. Temsilci atamak. Tayin etmek. Birine vekalet etmek.

 

İngilizce Deputizes Türkçe anlamı, Deputizes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deputizes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coopts : Oybirliğiyle seçmek. Asimile etmek. Seçmek. Üye olarak seçmek. Benimsenmek. Sistemin parçası haline getirmek. İçine almak. Üyeliğe seçmek.

Represent : Sunmak. Sonucu olmak. Tarif etmek. Adına davranma. Temsilciliğini yapmak. Gösterimlemek. Bir kişinin iş iyesi adına yetkili aracı olarak imza atmak yeteneği. Simgelemek. Belirtmek.

Constitutes : Tevkil etmek. Seçmek. Oluşturmak. Teşkil etmek. Kurmak. Yürürlüğe koymak.

Represented : Sunmak. Göstermek. Temsil etmek. Betimlemek. Canlandırmak. Belirtmek. İfade etmek. Vekili olmak. Sahneye koymak. Oynamak.

Assign : İş vermek. Saptamak. Vermek. Bir işe koymak. Göreve seçmek. Tahsis etmek. Devretmek. Ferağ etmek. Pay olarak vermek.

Advance : Gelişme. Yürümek. Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme. İleri almak. İleri sürmek. Öndeleme. Ödenmesi gerekli bir paranın ödeme gününden evvel verilen bir bölümü. borç olarak ödenen para. karşılıklı ya da karşılıksız borç olarak ödenen para. yapılacak bir hizmet ya da satın alınacak bir mal karşılığı gerçekleşecek borçtan öncelikle ödenen bir bolümü. Peşinat vermek. Geliştirmek. Daha önceki bir tarihe almak.

Commission : Aracı karı. Komite. Mahvetmek. Görevlendirme. Hizmete sokmak. Alım ve satım işlemlerinde yanlar arasında aracılık yapan ve bunları düzenleyen kişilerin bu çalışma ve çabaları karşılığında her iki yandan da aldıkları paralar. Atama. Aracı ödeneği. Ismarlamak. Heyet.

 

Stand in for : Dublörlüğünü yapmak. Yerine çalışmak.

Replacing : Değiştiriliyor. Değiştirmek. Yerini almak. Yenisiyle değiştirmek. Yerine koymak. Ahizeyi yerine koymak. Yerine geçmek. Geri ödemek. Yerine bakmak.

Accounters : Belirlemek. Atfetmek. Tahsis etmek.

Deputizes synonyms : supervene upon, coopt, deputes, deputized, substitute, charge, defines, assigns, administer, sit in for, accredits, constitute, coopting, appoint, appointing, commissioning, deputised, deputize, ascertain, deputises, accrediting, replaced, define, representing, appoints, administers, act for somebody, deputizing, replaces, supplant, step in, accounter, supercede.