Derived türkçesi Derived nedir

  • Türetilmiş (gramer).
  • Gramer alanında kullanılır.
  • Çıkarılmış.
  • Çekilmiş.
  • Çekimlenmiş.
  • Türemiş.
  • Türetilmiş.
  • Türemiş fiil.
  • Ad veya fiil kök ve gövdelerinden yapım ekleriyle kurulmuş fiil: göz / göz + le-, gözle-m+le-, göz + le-n-, yaş / yeş-er-, gök /göğ-er, iyi / iyi + le-ş-, yürü- / yürü-t-, al- /al-ın-, gül- /gül-üş-, sar- / sar-ıl- vb.
  • Türev.
  • [#ayrı Ayrılmış].
  • Elde edilmiş.

Derived ile ilgili cümleler

English: A lot of English words are derived from Latin.
Turkish: İngilizce sözcüklerin çoğunluğu Latince'den gelmiştir.

English: He derived great benefit from the book.
Turkish: Kitaptan büyük kâr elde etti.

English: This word is derived from Greek.
Turkish: Bu kelime Yunancadan türetilmiştir.

English: These technical terms are derived from Greek.
Turkish: Bu teknik terimler Yunancadan türetilmiştir

English: This word is derived from German.
Turkish: Bu kelime Almancadan geliyor.

Derived ingilizcede ne demek, Derived nerede nasıl kullanılır?

Derived benefit from : -den kar etti. -den fayda elde etti.

Derived defence : Bir hissedarın bir şirket adına yaptığı hukuki savunması. Türemiş savunma. Müştak savunma.

Derived demand : Bağlı talep. Bir mal veya hizmetin istemine bağlı olarak ortaya çıkan bir başka mal, hizmet veya üretim faktörüne yönelik istem. Türemiş talep. Türev istem. Türetilmiş talep. Türev talep. Bir malı başka bir mal elde etmek için talep etmek.

 

Derived group : Türetilmiş grup.

Derived noun : Ad veya fiil köklerinden yapım ekleriyle kurulmuş ad: göz+lük, iş+çi, pazar+cı, ben+cil, yok+sul, tüt-ün, göç-ük, tarı-m, yık-ık, acı (<aç-ıg), yay-gın, süpür-ge, çal-gı vb. Türemiş ad.

Derived unit : Türetilmiş birim. Temel birimlerden, doğabilimsel yasalara dayanan tanımlar uyarınca türetilen birim.

Derived quantity : Türetilmiş büyüklük.

Derived score : Birtakım sayılama teknikleriyle ham puandan elde edilen puan. Türetilmiş puan.

Derived unit of measurement : Türetilmiş ölçüm birimi.

Derived pleasure : Keyif aldı. Zevk aldı. Sevdi. Hoşlandı.

İngilizce Derived Türkçe anlamı, Derived eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Derived ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Differentiation : Hücre farklılaşması. Ayırt etme. Fark. Ayrım. Farklılaşım. Diferensiyasyon. Farklılaştırma. Olay, nesne ve özelliklerin belli ölçülere göre birbirinden ayrılması ya da bir yapının yataylığına ya da düşeyliğine alt bölümlere ya da kesimlere ayrılması. Ayrımlaşma. Türevleme.

Booked : Nezarete alınmış. Kayıtlı. Ayırtılmış. Yeri ayrılmış. Hapis cezası almış. Göz altında. Rezerve edilmiş. Defterde kayıtlı. Kiralanmış. Kapatılmış.

Adjektive : Sıfat. Somut ve soyut ad ve kavramları niteleme, belirtme, yer gösterme, sayı gösterme, sorma gibi çeşitli yönlerden vasıflandıran, sınırlayan kelime türü: doğru imla, ağır yük, uzun yol, ince iş, güzel fikir, hünerli kişi, doru at, kızıl elma, bin bir dert, tek yol, o zaman, bu durum; hangi iş vb. sıcacık, ışıltılı günü bekliyordu (y. kemal, ortadirek, s. 190). tekmil otların taze, yeşil, gıcır gıcır kokusuyla kokuyordu (y. kemal, göst, e., s. 191). taşbaşoğlunun keskin, umutlu gözleri teker teker üstündeydi (y. kemal göst.e, s. 301). tenha, sessiz yollarda yürür, yürürüm (p. safa, biz insanlar, s. 181). mavi duman, bir bilek damarı gibi kabartılı ve sıcak dudaklarından çıktı (s. faik, bütün eserleri 1, s. 69). biz de mükemmel bir yalancı olduk arkadaş! (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 298). bazen bir kaç hafta fazla, bir kaç gün fazla yaşamak işleri nasıl da alt üst ediyor (k. tahir, göst. e., s. 322). hacer! — ha bak, gelirken benim o uzun yeşil ipek başörtümü de getir (m.n. sepetçioğlu, çardaklı bacı, s. 96) vb.

 

Ostracised : Sürgün edilmiş. Çıkarmak. Sürülmüş. (antik yunan'da) halk oyu ile geçici olarak bir vatandaşı uzaklaştırmak (aynı zamanda ostracize). İlgilenmekten kaçınmak. Uzaklaştırmak. Dışlamak. Kovulmuş.

Apart : Birbirinden ayrı. Başka. Bir yanda. Farklı düşüncede. Uzakta. Uzağa. Ayrı. Parça parça. Bir tarafa. Parçalar halinde.

Ablative : Kelime gruplarında ve cümlede, fiilin gösterdiği oluş ve kılışın kendisinden uzaklaştığını göstermek için kullanılan ad durumu: ikisinde de aynı sebeplerden gelme derin bir hüzün vardı (p. safa, şimşek, s. 34). önlerinden geçtiğimiz bütün bu yalılar, mehtaplık halleriyle, bizi guya bir «elite» bulunduğuna inandırıyordu (a.ş. hisar, boğaziçi mehtapları, s. 133). gençlikte önümüzde atinin bitmez mesafeleri gibi serilen bütün zamanlar elimizden ne kadar çabuk geçiyor. (göst.e. s. 225). fatmayı derinden beri daldığı içlenmelerden, unutulmanın acılarından, en keskin hareketle geçirmek için bu kadarı kafiydi (a.h. tanpınar, huzur, s. 77). tanıdığı adamdan bu odada ne vardı? maddenin ıstırabından başka hemen hemen hiçbir şey (göst.e., s. 324) vb. Den hali. Aşınan. İsmin -den hali. Ergiyen. Çıkma durumu. İsmin -den halindeki. Çıkışlık hal. Den halindeki.

Uninstalled : Kaldırıldı. Kaldırılırken. Silinmiş. Kaldırılmış. (bir uygulamaya ilişkin) bir bilgisayar sisteminden kaldırılmış.

Analogs : Başka bir maddeye benzer olan madde. Başka bir bileşik ile benzer yapısı n ancak farklı bileşimi olan kimyasal bileşik (kimya). Aynı yapısı ancak diğerinden farklı işlevi olan organ (biyoloji terimi).

Plagiarized : Çalınmış (fikir eseri). Aşırılmış (fikir eseri). Eser hırsızlığı yapmak. Çalıntı yapmak. İzinsiz alıntı yapmak (eser). Aşırma.

Involutions : İçeri kıvrılma. Karmaşa. Karışıklık. İçeri kıvrık kısım. İçe kıvrılma. Dürev. Üst alma. Kıvırma. İnvolüsyon. Dolaşıklık.

Derived synonyms : adjectival construction, plagiaristic, discrete, left off, dedicated, derivative, action noun, accusative, extracted, obtained, asunder, ostracized, involution, active voice, badly torn, acquired, emitted, derivative verb, accent of group, dismantled, deleted, spun, action verb, allocated, issued, left offs, derivable, mushroomed, ablaut, derivatives, accidence, ejected, accentuation.

Derived zıt anlamlı kelimeler, Derived kelime anlamı

Derived antonyms : underived.