Descendens türkçesi Descendens nedir

  • İnen, inici.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Dessendens.

Descendens ingilizcede ne demek, Descendens nerede nasıl kullanılır?

Arteria genus descendens : Diz eklemi atardamarı. Arterya genus dessendens.

Arteria palatina descendens : Damak inen atardamarı. A. maxillaris'ten çıkarak rostro-ventral yönde fossa pterygopalatina'ya giden atardamar, arterya palatina dessendens. Arterya palatina dessendens.

Colon descendens : İnen kolon. Kolonun, colon transversum ile rektum arasında uzanan kesimi, kolon dessendens. Kolon dessendens.

Descendence : Döl döş. Çocuklar. Torunlar.

Descendent : Bir soya ait. Desandan. Bir aileden gelen. Sonradan gelen. Bir neslin devamı. Furu. İnen. Aşağı doğru giden. Aşağıya inen.

Descend from : Türemek. Kalmak. Soyundan gelmek.

Condescendence : Tutum veya davranış himaye etme. Diğerlerine karşı gururlu bir şekilde davranma. İstekli olarak kendini alçaltma. Tenezzül etme.

Undescended : Undesended. Düşmemiş. Normal yerine inmemiş.

Condescended : Sözde alçakgönüllülük göstermek. Tenezzül etmek. Tenezzül. Küçümsemek. Lütfetmek. Düşmek. Küçümseme ile davranmak.

Pars descendes : İnce parça. Henle kulpunun üst düz parçalarının devamı olan ve çapı en dar olan borucuklar, inen henle. İnen henle.

İngilizce Descendens Türkçe anlamı, Descendens eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Descendens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abattoir : Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Mezbaha.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

Abdomen : Karnın altı. Karın. Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

Child : Tıfıl. Yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse. Küçük. Çocuk. Evlat. Seyahatte. Bala. Velet. Küçük yaştaki oğlan veya kız. Çaylak.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Relation : Bağıntı. Bağlantı. Anlatma. Olaylar ve nesneler arasında var olan karşılıklı bağlılık. Birlikte oluşan ya da birlikte değişme gösteren olaylar arasında kavramsal olarak kurulan bağ. Bağ. Nispet. İlgi. Yakın. Akrabalar.

Descendant : Neslinden olan. Soyundan gelen kimse. Döl. -in soyundan gelen kimse. Neslinden olan kişi. İn soyundan gelen kimse. Oğul. Birinin soyundan gelen kimse. Torun. Düşen şey.

Scion : Evlat. Aşı. Çelik (dal). Aşılık filiz. Çocuk. Kalemaşısı. Kalem. Oğul. Ağaç piçi. Aşı kalemi.

 

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Descendens synonyms : a amplitude mod, relative, abaxial, abdominal ovariectomy, descendent, a clay, a c deformity, abdominal fat necrosis, a dna, a crochordon, abdominal palpation, abamectin.

Descendens zıt anlamlı kelimeler, Descendens kelime anlamı

Ancestor : Ata.