Determining türkçesi Determining nedir

Determining ile ilgili cümleler

English: What was the determining factor in this case?
Turkish: Bu durumda belirleyici faktör neydi?

English: This is an interesting case where there is no principal determining element.
Turkish: Belirleyen esas unsurun olmaması ilginç bir durum.

Determining ingilizcede ne demek, Determining nerede nasıl kullanılır?

Determining variable : Bk. bağımsız değişken. Belirleyici değişken. Açıklayıcı değişken.

Factor determining : Aynı boyuta ilişkin çeşitli ölçümleri bağıntıya geçirerek ve bir çàprazalan üzerinde aralarında bağıntı gösteren ölçümlere bakarak ölçüm boyutunu temel etkenlerine ayrıştıran işlemsel çözümleme. Etken saptama.

Self determining : Kendi kendine karar veren.

Predetermining : Önceden tayin etmek. Önceden kararlaştırmak. Önceden belirtmek. Önceden belirlemek. Önceden saptamak.

Redetermining : Yeniden belirlemek.

Deterministic model : Determinist model. Belirleyici model. Belirlenimci model. Olasılığı olmayan model. İçinde tüm çeşitleri barındıran model.

Deterministic game : Gerekirci oyun.

Deterministic simulation : Saptanabilir benzetim. Saptanabilir simülasyon.

 

Deterministic : Saptamalı. Deterministik. Belirleyici. Determinizm (her şeyin önceden belirlendiğini ve bir sebebi olduğunu belirten doktrin) ile ilgili. Gerekircilik ile ilgili. Rasgele olmayan. Gerekirci. Rastgele olmayan.

Deterministic network : Gerekirci ağ. Belirlenimci ağ.

İngilizce Determining Türkçe anlamı, Determining eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Determining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conclude : Bağlamak. Çözmek. Bitmek. Sonuçlanmak. Halletmek. Durdurmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek. Sonuçlandırmak. Sona ermek.

Identifier : Kimlik tanıtıcı. Tanıtıcı tanımlayıcı. Tanımlayıcı. Tanıtıcı. Belirteç. Belirleyici. Tanıtıcı sözcük. Tanımlayan kimse.

Fixates : Gözlerini dikmek. Katılaştırmak. Bağlamak. Takmak. Yapıştırmak. Tesbit etmek.

Concludes : Bitmek. Hükmetmek. Sonuçlandırmak. Bağlamak. Sonuç çıkarmak. Durdurmak. Bitirmek. Sonuçlanmak. Anlaşma yapmak.

Brought : Getirtilen. Celp olunan. Getirmek. Verilen. Getirilmiş. Razı etmek. Kazandırmak. Vermek (ceza). İkna etmek.

Accounter : Atfetmek. Tahsis etmek. Atamak.

Fixating : Takmak. Bağlamak. Gözlerini dikmek. Katılaştırmak. Yapıştırmak. Tesbit etmek.

Begot : Yol açmak. Baba olmak. Babası olmak. Yaratmak.

Arrange : Sıralamak. Aranje etmek. Bağlamak. Hazırlanmak. Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak. Yapıt yaratmak. Dizmek. Uyuşmak. Düzenlemek.

Determining synonyms : made a decision, appoints, concerting, tie up, decisive, make fixed, establishes, call the shots, assignations, cause to, defining, agree upon, make a decision, assigns, establish, determinative, adjudicates, begets, concluded, bring on, calls the shots, decide, determine, adjusts, appoint, assignments, detect, consignation, begetting, bring, definitions, decretive, arrive at a decision.

 

Determining zıt anlamlı kelimeler, Determining kelime anlamı

Indecisive : İkircikli. Tereddüt. Şüpheli. Kararsız. Mütereddit. Belirsiz. Kuşkulu. Kesin bir sonuca bağlanmayan. Karara bağlanamayan. Ortada.