Development banking türkçesi Development banking nedir

  • Kalkınma bankası.
  • Sermaye piyasasının gelişmediği ülkelerde, yatırım sermayesi yetersizliğini gidermek ve teknik yardım sağlamak yoluyla girişimcilerin temel sanayilere yatırım yapmak konusundaki korku ve kararsızlıklarını ortadan kaldırarak sanayileşmeyi hızlandırmak amacıyla etkinlikte bulunan bankacılık.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kalkınma bankacılığı.

Development banking ingilizcede ne demek, Development banking nerede nasıl kullanılır?

Development : Çok hücreli organizmaların bir hücreli zigottan itibaren geçirdiği değişiklikler, ontogeni. Site. Canlının vücut yapısının ve şeklinin çeşitli görevleri yapabilecek biçimde değişikliğe uğraması, farklılaşması. Gelişim. Bir olayın ardışık evreler biçiminde oluşuma doğru ilerlemesi. Genişleme. Bir oyunun inandırıcı aşamalarla çözüme doğru gelişmesini kapsayan dramatik doku. Açınma. Filmdeki gizli imajın görünür duruma getirildiği birinci banyo aşaması. Büyüme.

Banking : Banka. Bankacılık. Dönerken yan yatma (uçak). Bankaya yatırmak. Bankaya yatırma. Bankalar ve bankerlerce yapılan işlemler. Yatış. Banka işlemleri. Viraj yüksekliği.

Development and investment bank : Kalkınma bankacılığı ve yatırım bankacılığı etkinliklerini bir arada gerçekleştiren banka. Kalkınma ve yatırım bankası.

 

Development and investment banking : Kalkınma ve yatırım bankacılığı. Kalkınma bankacılığı ve yatırım bankacılığı etkinliklerinin bir arada gerçekleştirildiği bankacılık. Kalkınma ve yatırım bankası.

Development area : Bir kentin ya da kasabanın düzentasarının sınırları içinde kalan ve düzentasar yazanağında belirtilen süre için kentin gelişmesine ayrılan alan. Pilot bölge. Kalkınmada öncelikli bölge. İngiltere'de, londra'nın kalabalıklığını ve yükünü azaltmak, gelişmesi yavaşlamış yöreleri canlandırmak ve bölgeler arasında gelişme bakımından bir denge sağlamak için, kamunun öncülüğünde, yeni işleyim kuruluşlarının yöneltileceği yörelere verilen ad. Geliştirim alanı. Yerleşme alanı. Bir kentin düzentasarında, yapı yapılmasına olur verilen alan. bk. yapı bölgesi. Genişletilen veya geliştirilen alan. Gelişme alanı. İskana açılmış alan.

Development area a : Geliştirme sürecinde olan belirli bir alan. A genişletilen veya geliştirilen alan. A geliştirme bölgesi. A pilot bölge.

İngilizce Development banking Türkçe anlamı, Development banking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Development banking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Development banking synonyms : a shift in individual demand, a change in demand, a change in supply, development bank, abnormal budget receipts, a change in individual demand, abnormal budget.