Devises türkçesi Devises nedir
- İcat etmek.
- Vasiyetle bırakmak.
- Planlamak.
- Kurmak.
- Düşünmek.
- Uydurmak.
- Düzenlemek.
- Tertiplemek.
- Bulmak.
- Akıl etmek.
- Tasarlamak.
Devises ingilizcede ne demek, Devises nerede nasıl kullanılır?
Devise : Bulmak. Planlamak. Tertiplemek. Tasarlamak. Keşfetmek. Uydurmak. Düşünmek. İcat etmek. Akıl etmek. Vasiyetle bırakmak.
Devised : Planlamak. Tasarlamak. İcat etmek. Planlanmış. Vasiyetle bırakmak. Bulmak. İcat edilmiş.
Devisee : Kendisine mirasla taşınmaz bırakılan. Lehine gayrimenkul vasiyet edilen. Musaleh. Mirasçı. Vasiyet edilen kimse. Varis. Vasiyetten yararlanan kimse.
Devisees : Musaleh. Varis. Lehine gayrimenkul vasiyet edilen. Vasiyet edilen kimse. Vasiyetten yararlanan kimse. Mirasçı. Kendisine mirasla taşınmaz bırakılan.
Deviser : Mucit.
Devisals : Olma veya oluşma.
Devisable : Tertip edilebilir. Vasiyet edilebilir. Vasiyet olunabilir. Tasarlanabilir. Tasavvur edilebilir.
Devisal : Olma veya oluşma.
Devisors : Vasiyetle bırakan kişi. Vasiyetle bağışta bulunan kişi. Vasiyetle miras bırakan. Vasiyet eden. Vasiyetle bırakan kimse. Vasiyet eden kişi.
Devisers : Mucit.
İngilizce Devises Türkçe anlamı, Devises eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Devises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Trap : Avlamak. Oyuna getirmek. Fiziksel kimya aygıtlarında, kimi gazları yoğunlaştırarak alıkoyan ya da asıltı taneciklerini tutan kap. Kapana kıstırmak. Yakalamak. Ata süslü çul örtmek. Kapan. Ata süslü koşum takımı geçirmek. Sahnede yerde bulunan kapak. bu, kimi kez, asansör biçimindedir. alçalıp yükselmesi, mekanik bir düzenle, ya da elektrikle yapılır. Ağına düşürmek.
Gadget : Makine. Ivır zıvır. Dalga. Alet. Püf noktası. Küçük alet. Üçkağıt. Dalgametre. Becerikli alet. Küçük aygıt.
Clearing up : Açmak. Açıklamak. Halletmek. Aydınlığa kavuşturmak. Düzelmek. Düzene koymak. Aydınlatmak. Çözümlemek. Bilgi vermek.
Airfoil : Erfoil. Ayrofoil. Kanat. Hava dümeni. Uçağın kalkış gücüne destek olmak üzere tasarlanmış eğimli yüzeylerden her biri. Kanatçık. Uçak kanadı. Kanat ucu. Aerodinamik profil. Erfoyil.
Cerebrated : Beynini çalıştırmak.
Arrange : Yoluna koymak. Düzenli bir şekilde yerleştirmek. Bağlamak. Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak. Bitirmek. Düzenlemek (toplantı). Dizmek. Düzeltmek.
Applier : Başvuran. Namzet. Başvuru sahibi. Başvuran kimse. Aday.
Legate : Sefirlik. Elçi. Elçi sefir. Papa elçisi. Sefir. Miras bırakmak. Vasiyetle tahsis etmek. Vasiyet etmek.
Doorknocker : Kapı tokmağı.
Crusher : Öğütücü. Kırma makinesi. Ufalayıcı. Vuruş. Sıkma makinesi. Kırıcı. Ezici. Konkasör. Darbe.
Devises synonyms : prophylactic device, suction cup, contraceptive device, create by mental act, pto, birdfeeder, birth control device, exercise device, holding device, drop press, ignition interlock, elastic device, baby's dummy, agglomerator, shooting stick, throwing board, array, musical instrument, billiard marker, robot pilot, power takeoff, plectron, control surface, lifting device, spear thrower, dart thrower, throwing stick, breathing machine, gas fixture, gizmo, dental appliance, signaling device, source of illumination.
Devises zıt anlamlı kelimeler, Devises kelime anlamı
Direct : Direkt. Doğrudan. İdare etmek. Dolaysız. Aydınlatmak. Yol göstermek. Yolu tarif etmek. Yönetim işi. Adres yazmak (gönderiye). Çevirmek.
Unaltered : Değişmez. Değiştirilmemiş. Değişmemiş.

Bu kısımda Devises kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Devises ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Devises anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Devises ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.