Didiklemek nedir, Didiklemek ne demek
- Çekiştirerek ya da ısırarak parçalamak, gagalamak.
- Huzursuzluk vermek, sıkıntıya sokmak.
- Bir konuyu bütün ayrıntılarıyla gözden geçirmek, iyice araştırmak.
- Bir yerin veya bir şeyin içindeki eşyayı karıştırarak aramak, araştırmak

"Didiklemek" ile ilgili cümle örnekleri
- "Manzumenin yazılı olduğu kâğıdı bulmak için bütün ceplerimi on parmağımla didikledim." - Y. Z. Ortaç
- "Kuş, sanki öfkesini alamamış gibi gagasıyla yılanı didikliyor sanılırdı." - M. Ş. Esendal
Yerel Türkçe anlamı:
Karıştırmak: Şu yemeği didikleyip durma.
Gıdıklamak.
Tırmalamak.
Bir konuyu iyice incelemek.
Bir kimseyi üzmek, rahatsız etmek.
Didiklemek anlamı, tanımı:
Didikleme : Didiklemek işi.
Kendi kendini didiklemek : Kendi kendini harap etmek, üzmek.
Çekiş : Çekme işi. Bir motorun çekme gücü. Ağız kavgası.
Parçalamak : Birliği bozmak amacıyla bölmek. Parçalara ayırmak, bütünlüğünü bozmak, parça parça etmek.
Gagalamak : Azarlamak, hırpalamak. Kuş, gaga ile vurup ısırmak. Kuş, gagasıyla yemi toplamak.
Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.
Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.
Aramak : Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Araştırmak, yoklamak. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek.
Araştırmak : Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak. Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak. Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek.
Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.
Huzursuzluk : Huzursuzca davranış. Huzursuz olma durumu.
Vermek : Ondan bilmek, atfetmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Herhangi bir duruma yol açmak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Doğurmak. Tespit etmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Satmak. Sahip olmasını sağlamak. Dayamak. Ayırmak, harcamak. Kazandırmak, katmak. Yaymak.
Sokmak : Yasak bir malı gizlice getirmek veya götürmek. Bıçak, çakı, iğne vb. batırmak, saplamak. Konuşma sırasında bir sözü, soruyu veya düşünceyi söyleyivermek. Böcek, zehirli hayvan iğnesini batırmak veya ısırmak, zehirlemek. Bir yere girmesini sağlamak, içeri almak. Belli etmeden kötü bir malı vermek. İçine veya arasına girmesini sağlamak. Dokunaklı, kırıcı veya acı söz söylemek.
Diğer dillerde Didiklemek anlamı nedir?
İngilizce'de Didiklemek ne demek? : v. pick to pieces, tease out, pick, forage, grub, grub up
Fransızca'da Didiklemek : déchiqueter, lacérer, dépecer
Almanca'da Didiklemek : v. zausen
Rusça'da Didiklemek : v. трепать, кромсать, потрепать, истрепать, искромсать

Bu kısımda Didiklemek nedir? Didiklemek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Didiklemek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Didiklemek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.