Digestive form of ketosis türkçesi Digestive form of ketosis nedir

  • Ketozis hastalığının sindirim sistemi semptomlarıyla ayırt edilen formu.
  • Ketozisin sindirim formu.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Digestive form of ketosis ingilizcede ne demek, Digestive form of ketosis nerede nasıl kullanılır?

Digestive : Sindirime ait. Hazmettirici. Sindirimi kolay. Hazmettirici ilaç. Sindirimle ilgili. Dijestif. Sindirimi kolaylaştırıcı. Sindirici. Midevi. Sindirimi düzenleyen.

Form : Dışa satım ya da dıştan alım işlemine başlanırken yasal örgütçe istenilen bilginin toplanması için doldurulan belirli biçimli basılı belge. Yazılı biçim. Şekil vermek. Şekillenmek. Yapmak. Düzenlemek. Geliştirmek. Şekillendirmek. Şekil. Biçim almak.

Of : -den. Nin. Karşı. -nın. Den. İle ilgili. -dan. -li. In. -in.

Ketosis : Bedendeki kolon cisimlerinin çoğalması. Keton hastalığı. Özellikle geviş getirenlerde karbonhidrat metabolizmasının bozulması sonucu, kanda, dokularda ve idrarda beta-hidroksibutirik asit, asetoasetik asit ve asetontan ibaret keton keton cisimleri konsantrasyonunun artması ve kanda glikoz düzeyinin düşmesiyle belirgin bir metabolizma hastalığı. geviş getirenlerde asetonemi ve gebelik toksemisi. Aşırı keton oluşumu. Ketozis. Keton birikimi. Vücutta aşırı derecede keton üretimine neden olan rahatsızlık (tıp veya medikal terimi). Ketoz.

 

Nervous form of ketosis : Başı sabit tutma, yürüyüş bozuklukları, anormal yalama hareketle ve aşırı duyarlılık gibi davranış bozukluklarıyla belirgin ketozis. Ketozisin sinirsel formu.

İngilizce Digestive form of ketosis Türkçe anlamı, Digestive form of ketosis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Digestive form of ketosis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

 

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Eksen dışı. Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksendışı.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Digestive form of ketosis synonyms : abdomen, abdominal palpation, a c syndrom, abdominal distention, abattoir, a c deformity.