Digestive organ türkçesi Digestive organ nedir

  • Sindirim organı.
  • Sindirim organları.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Sindirim sistemini oluşturan yemek borusu, mide, bağırsaklar ve sindirim sıvıları salgılayan organlardan her biri.
  • Besinleri sindiren vücut organları.
  • Sindirim sistemini oluşturan yemek borusu, mide, bağırsaklar ve sindirim sıvıları salgılayan organların her biri.

Digestive organ ingilizcede ne demek, Digestive organ nerede nasıl kullanılır?

Digestive : Sindirimle ilgili. Hazmettirici ilaç. Sindirimsel. Sindirim. Sindirime ait. Sindirimi kolaylaştırıcı. Sindirimi kolay. Sindirimi düzenleyen. Dijestif. Sindirici.

Organ : Yayın organı. Örgüt. Kitle iletişim araçları. Erganun. Kılgan. Organizma içinde özel görevleri olan ve dokulardan oluşmuş, karaciğer; böbrek, kalp gibi yapılar. Belli bir göreve sahip vücut parçası veya oluşum, organa. Vasıta. Organ. Alet.

Digestive organs : Besinleri sindiren vücut organları. Sindirim organları.

Digestive canal : Sindirimle görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp biçimindeki yapı, sindirim borusu. Sindirim kanalı. Sindirim işlevinin gerçekleştiği ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar ve anüsle sonlanan yapı, kanalis alimentaryus. Sindirim borusu.

Digestive enzym : Sindirim enzimi.

Digestive fluid : Mide sıvısı.

 

İngilizce Digestive organ Türkçe anlamı, Digestive organ eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Digestive organ ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Acacia : Mimoza. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya sakızı. Salkım ağacı.

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

 

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Digestive organ synonyms : digestive organs, abductor muscle, abiotic factor, abacus bodies, a chromosome, digestive tract, a protein, aardvarks, abambulacral area.