Dil çiynemek nedir, Dil çiynemek ne demek

Teknik terim anlamı:

Sözü ağızda gevelemek, tevil için uğraşmak.

Dil çiynemek kısaca anlamı, tanımı

Çiynem : Lokma. [Bakınız: çeynem]

Dil : Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.

Gevelemek : Bir şeyi çiğnemeden ağız içinde evirip çevirmek. Bir sözü tam olarak ve açıkça söylememek.

 

Uğraşmak : Bir iş üzerinde sürekli çalışmak. Birine kötü davranmak. Zamanını bir işe verme durumunda kalmak. Savaşmak. Bir işi başarmaya çalışmak, iş edinmek.

Geveleme : Gevelemek işi.

Uğraşma : Uğraşmak işi.

Gevele : Saban oku ile saban tabanını birbirine bağlayan çivi. Ahır, samanlık gibi binaların üzerine atılan ağaç direk. İplik çıkrığı. Saban okunu boyunduruğa bağlayan ağaç çivi. (Çardak Denizli; Bursa). Koşum hayvanlarını sabana bağlamakta kullanılan ağaç parçası. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar). Dam yapımında kullanılan ağaç. (Dodurga Bozüyük Bilecik; Esnemez, Erenköy, İnönü Eskişehir).

Gevel : Yeşil kabuğundan çıkarılmış ceviz. Ağızlık. [Bakınız: gever]. Bahçe ve tarla sulamak için açılan ince su yolu, ark. Arklardaki suyun yolunu değiştirmek için önüne yapılan toprak set. Kaval.

Uğraş : Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.

Tevil : Çevri.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Tevi : 1.Bütün. 2.Sıra, hiza : Ağacın denginde bir tevide dizilin.

Geve : Kahve. Halı. Budanan dallarda kalan kuru uç. Saban okuna takılan çivi. Kağnı tekerinin dışarı fırlamaması için, dingil başına geçirilen demir çivi. (Çakı Gelendost Isparta). Halı. (Susuz Kars).

 

Uğra : Yufka açılırken hamurun tahtaya yapışmaması için serpilen kalın un.

Ağız : Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

Diğer dillerde Dil bozuntusu anlamı nedir?

Fransızca'da Dil bozuntusu nedir ? : jargon