Gevel nedir, Gevel ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yeşil kabuğundan çıkarılmış ceviz.

Ağızlık.

[Bakınız: gever].

Bahçe ve tarla sulamak için açılan ince su yolu, ark.

Arklardaki suyun yolunu değiştirmek için önüne yapılan toprak set.

Kaval.

Gevel ile ilgili Cümleler

  • Lafı ağzında geveleme.
  • judynin hafızası karman çorman, gevelereyerek konuşuyor.
  • Lafı ağzında geveleme ve bize gerçekten ne düşündüğünü söyle.
  • Sanırım Mustafa lafı ağzında geveliyor.
  • Sen yine ağzında geveliyorsun.

Gevel ile ilgili Atasözü veya Deyim

(bir şeyi) ağzında gevelemek : açıkça söylememek.

lafı ağzında gevelemek : söylemek isteğini söyleyememek.

sözü ağzında gevelemek : lafı ağzında gevelemek.

Gevel anlamı, kısaca tanımı

Geve : Kahve. Halı. Budanan dallarda kalan kuru uç. Saban okuna takılan çivi. Kağnı tekerinin dışarı fırlamaması için, dingil başına geçirilen demir çivi. (Çakı Gelendost Isparta). Halı. (Susuz Kars)

Ağzını geveletmek : Lâf karıştırmak, sözü gevelemek: İşin aslını söylesene, niye ağzını geveletip duruyorsun.

Gevel vermek : Söz vermek.

Gevel yaval etmek : Korku ya da utanma nedeniyle konuşamamak.

Gevelcin : Katı, sert: Bu sefer un iriymiş ekmeği gevelcin oluyor.

Gevele : Saban oku ile saban tabanını birbirine bağlayan çivi. Ahır, samanlık gibi binaların üzerine atılan ağaç direk. İplik çıkrığı. Saban okunu boyunduruğa bağlayan ağaç çivi. (Çardak Denizli; Bursa). Koşum hayvanlarını sabana bağlamakta kullanılan ağaç parçası. (Senirköyü Sincanlı Afyonkarahisar). Dam yapımında kullanılan ağaç. (Dodurga Bozüyük Bilecik; Esnemez, Erenköy, İnönü Eskişehir).

 

Geveleşmek : Önemsiz bir konuyu şakalaşarak konuşmak. El şakası yapmak.

Geveleyiverme : Geveleyivermek işi.

Geveleyivermek : Çabucak gevelemek.

Gevellemek : Yeşil cevizin içini çıkarmak.

Gevelmek : Kurumak: Ayakkaplarım gevelmiş de ayağımı sıkıyor.

Goca gevelek : Dişsiz adam.

Eveleme geveleme : Evelemek gevelemek işi, eveleme develeme.

Evelemek gevelemek : Bir sözü tam söylememek, ağzının içinde mırıldanmak, evelemek develemek.

Geveleme : Gevelemek işi.

Gevelemek : Bir şeyi çiğnemeden ağız içinde evirip çevirmek. Bir sözü tam olarak ve açıkça söylememek.

Geveleyiş : Geveleme işi.

Değiştirmek : Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak. Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek. Bir şey verip yerine başka bir şey almak. Anlatıma yeni bir içerik vermek. Bir şeyi veya bir kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere götürmek. Birini bırakıp başkasını kullanmak.

Değiştirme : Değiştirmek işi, tebdil, tahrif.

Sulamak : Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek. Hayvana su vermek, suvarmak. Para ödemek, vermek, harcamak.

Diğer dillerde Gevacolor anlamı nedir?

İngilizce'de Gevacolor ne demek ? : gevacolor