Disbalance türkçesi Disbalance nedir

İngilizce Disbalance Türkçe anlamı, Disbalance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disbalance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disproportionates : Fazlasıyla. Çok fazla ya da çok az. Orantısız. Aşırı. Çok büyük ya da çok küçük. Nispetsiz.

Deranged : Karışmış. Bozuk. Deli. Karıştırılmış. Meczup.

Unbalance : Dengesizlik. Dengeyi bozmak. İşlevini bozmak. Dengesini bozmak. Akli dengesizlik.

Disproportional : Nisbetsiz. Asimetrik. Nispetsiz. Orantısız.

Erratics : Değişen. Değişken. Düzenli hareket olamayan. Gezen. Birden değişiveren. Sapkın. Sebatsız. Seyyar. Kararsız.

Crinkliest : Kıvrımlı. Eşitsiz. Yoksun. Dalgalı. Büzüşük. Eğri büğrü. Engebeli. İnişli çıkışlı. Kırışık.

Dissymmetry : Bakışımsızlık. Dissimetri. Asimetri. Simetrik olmayış. Simetri eksikliği. Simetrisiz.

Eyedness : Esas göz. Biri yerine diğer gözü kullanma eğilimi (ör. kameradan bakarken, silahla nişan alırken, vb.). Tek göz kullanmayı tercih etme.

Instable : Değişken. İntizamsız. Sallantılı. Sabit olmayan. Dayanıksız. Kararsız. İstikrarsız. Birden değişen. Sebatsız.

Unbalanced : Deli. Çılgın. Üşütük. Kaçık. Dengelenmemiş. Dengesiz (kimse). Aklen dengesiz. Muvazenesiz.

 

Disbalance synonyms : spatiality, footedness, spatial property, radial asymmetry, nonproportional, inordinate, unequal, disproportionate, crinkly, inequable, immoderate, irregularity, lop sided, handedness, out of proportion, geometrical irregularity, incommensurable, incommensurate, asymmetrical, astatic, asymmetry, distorted, instability, skewness, imbalanced, erratic, out of balance, proportionless, brain sick, laterality, lopsided, crinkled, irrational.

Disbalance zıt anlamlı kelimeler, Disbalance kelime anlamı

Balance : Kıyaslamak. Denge kurmak. Denk olmak. Tartmak. Terazi. Bilgisayar, fizik, gitar, jimnastik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Denklik. En olağandışı durumda bile gövdeyi dengede tutma sanatı. çeşitli denge noktaları vardır: eller, baş, omuzlar, dirsekler, dişler gibi. Vücudun en küçük dayanak yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durması. bu, vücudun ağırlık merkezinden geçen bir düzey çizgisinin her zaman dayanak yüzeyi içinde kalması, böylece ağırlığın dayanak noktasının iki yanına denk olarak yüklenmesiyle sağlanır. Tikel ya da tam denge koşulu.

Equilibrium : Balans. Denge. Isildevimbilimde, kapalı dizgenin en son vardığı, ne denli beklense de değişmeyecek duru. Ekonomi, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Karşıt etkilerin birbirine eşdeğer olduğu durum. Denge . Dengeli olma. Denge durumu. Bir nesneye etkiyen kuvvetlerin birleşkelerinin sıfır olduğu durum. ısıldirik bilgisinde, kapalı bir dizgenin en son ulaştığı, zamanla değişmeyen durum. Tarafsızlık.

Radial symmetry : Işınsal bakışım. Işınsal simetri. Derisi dikenlilerde olduğu gibi, bir organizmanın çeşitli bölgelerinin orta dik ekseni çevresinde benzer biçimde dizilmesi. radyal simetri. Vücuttan diklemesine geçen tüm düzlemlerin, vücudu eşit iki parçaya ayırdığı simetri tipi, radyal simetri. Radyal simetri.

Disbalance antonyms : symmetry.