Disconfirm türkçesi Disconfirm nedir

  • (bir hipotezin) yanlış olduğunu göstermek.
  • Yanlış olduğunu göstermek.
  • Boşa çıkarmak.
  • Yanlış olduğunu ispatlamak.

Disconfirm ingilizcede ne demek, Disconfirm nerede nasıl kullanılır?

Disconformity : Düzensizlik. (jeoloji) tümü hemen hemen aynı eğimde olan bir tortu kayalıkları dizisi arasındaki kırıklık. Anlaşmazlık. Uyumsuzluk. Aşınma uyumsuzluğu. Üst üste ve birbirine koşut katmanların sıralanışında, aşınma yüzünden bir eksikliğin bulunması.

Disconcert : Karıştırmak. Bozmak. Huzurunu kaçırmak. Telaşlandırmak. Foslatmak. Düzenini bozmak. Ahengini bozmak. Sinirlendirmek. Şaşırtmak. Endişelenmek.

Disconcerted : Rahatı bozulmuş. Karışık. Canı sıkılmış. Telaşlanmış. Telaşlı.

Disconcerting : Telaşlanma. Endişelendirici. Endişelenme. Rahatsız edici. Sıkıcı. Telaşlı. Beklenmedik. Kaygılı. Şaşırtıcı.

Disconcertingly : Beklenmedik bir biçime. Rahatsızlık vererek. Şaşırtıcı bir şekilde. Sıkıcı bir şekilde. Rahatsız edici bir şekilde. Şaşırtıcı olarak. Kaygılı olarak. Tedirgin edici bir şekilde.

Disconnect network registry : Ağ kayıdı bağlantısını kes.

Disconcerts : Ahengini bozmak. Bozmak. Telaşlandırmak. Foslatmak. Huzurunu kaçırmak. Endişelenmek. Sinirlendirmek. Düzenini bozmak. Şaşırtmak. Karıştırmak.

 

Disconnect network drive : Ağ sürücüsü bağlantısını kes.

Disconnect net drive : Ağ sürücüsü bağlantısını kes.

Disconnect : Bağlantısını kesmek. Kesmek. Akımını kesmek. Çıkarmak. Fişini çekmek. Ayırmak. Kesmek (telefon veya cereyan veya gaz vb). Bağlantısını koparmak. Bağlarını koparmak.

İngilizce Disconfirm Türkçe anlamı, Disconfirm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disconfirm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Explode : Patlamak. Aksini ispatlamak. Patlak vermek. Bozmak. İnfilak etmek. Kırılmak. Patlatmak. Havaya uçurmak. Yıkmak.

Frustrates : Sinirlerini bozmak. Yıldırmak. Ket vurmak. Engellemek. Engel olmak. İşini bozmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Kösteklemek. Önlemek.

Defeats : Yenmek. Mağlup etmek. Nihayet vermek. İptal ettirmek. Mat etmek. Yenilgi. Engellemek. Mağlubiyet. Devirmek.

Blights : Suya düşürmek. Karmaşa. Kötü etkilemek. Keşmekeş (argo terim). Kavurmak. Çürümek. Soldurmak. Mantar. Kötü izlenim bırakmak. Felaket.

Disappoint : Hayal kırıklığı yaşatmak. Bozmak. Üzmek. Altüst etmek. Hayal kırıklığına uğratmak. Umudunu kırmak. Ümidini boşa çıkarmak. Sözünü tutmamak. Umudunu boşa çıkarmak.

Cancels : Kısaltmak. Vazgeçmek. Geçersiz kılmak. Etkisiz hale getirmek. İptal. İşlemden kaldırmak. Damgalamak (pul). Nötrleştirmek. Feshetmek. Hükümsüz kılmak.

Blighted : Suya düşürmek. Yanık. Çürümüş (bitki). Kırmak (umut). Çürütülmüş (bitki). Kötü izlenim bırakmak.

Give the lie to : Yalancılıkla suçlamak. Yalanlamak.

Blight : Soldurmak. Felaket. Bir kentin ya da kasabanın, özeksel, toplumsal ve ekonomik etkenlerle gelişmesi engellenen, taşınmazları sürekli olarak değer yitiren, yoksulluk yuvası niteliği kazanmaya yüz tutmuş bölümü. Suya düşürmek. Yıkım. Küf. Mantar. Bitki hastalığı. Karmaşa.

 

Defeat : Mahvetmek. Engellemek. Mağlup etmek. Suya düşürmek. Yıkmak. Bozguna uğratmak. Yenmek. Bozgun. Bileğini bükmek. Aşmak.

Disconfirm synonyms : disappoints, argue against, explodes, frustrate, blighting, baffles, baffle, cancel, defeating.