Discontiguous türkçesi Discontiguous nedir

  • Bitişik olmayan.
  • [#ayrı Ayrık].

İngilizce Discontiguous Türkçe anlamı, Discontiguous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discontiguous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Split : Paylaşma, paylara ayırma. Hisse bölme. Üleşmek. Gülmekten yarılmak. Bozuşma. Bölüşmek. Yırtılmak. Paylaştırmak. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bölmek.

Discrete : Ayrı. Münferit. Göze çarpan. Soyut. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Damgalar ya da yalnız ayrı değerler alabilen fiziksel büyüklükler gibi ayrı öğeler biçimindeki verilere değgin. Belirli. Öğecikder, ışılcıklar gibi sürekli yapıda olmayan (varlıklar). Ayrılmış. Diskrit.

Noncontiguous : Sınırdaş olmayan.

Nonadjacent : Yakın veya ek olmayan. Komşu olmayan.

Disrupted : Bozmak. Bozulmuş. Parçalamak. Yarmak. Altüst olmuş. Dağılmak. Bozulan. Parçalanmak. Ayırmak. Bozulmak.

Broken : Kırık. Bozuk konuşma. İhlal edilmiş. Engebeli. Beli bükük. Bozuk yazı. Dilbilgisi kurallarına uymayan (bir yabancının konuşması). Bozuk. Çiğnenmiş. Kolu kanadı kırık.

Furcate : Çatallı. Çatallanmak. Bölünmek. Ayrılmak. Dallı.

Dispersed : Sürekli bir ortamda asıltıl olarak dağıtılmış özdek. Dağıtılan. Dağıltı. Dağınık. Dağılmış. Dağınımlı. Dağınmış.

 

Separate : Ayrıbasım. Tecrit etmek. Müstakil. Dağılmak. Ayrı yaşamak. Ayrışmak. Ayrı. Tek başına olan. Genellikle süreli yayınlardaki yazıların ya da birden çok yazarı olan kitapların her bir yazara ait bölümünün yapıttan ayrı olarak basımı.

Sporadic : Seyrek. Dağınık. Ara sıra görülen. Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen. Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması. Sporadik.

Discontiguous synonyms : detached, separated, exceptional, noncontinuous, uncoupled, disjunct, clefts, adventitious, cloven, clastic, cleft.

Discontiguous zıt anlamlı kelimeler, Discontiguous kelime anlamı

Continuous : Kesiksiz. Devam eden. Aralıksız. Devamlı. Mütemadi. Sürekli. Zincirleme. Fasılasız. Kesintisiz.

Continual : Ardı arkası kesilmeyen. Süregelen. Devamlı. Sık. Aralıksız. Sürekli. Ardı arkası gelmeyen. Mütemadi. Durmadan. Sıkça.

Unbroken : Arasız. Boyun eğmemiş. Evcilleşmemiş. Bütün. Ehlileştirilmemiş. Sürekli. Devamlı. Terbiye edilmemiş. İşlenmemiş. Bozulmamış.