Disrupted türkçesi Disrupted nedir

Disrupted ile ilgili cümleler

English: My sleep cycle has been disrupted.
Turkish: Benim uyku döngüm bozuldu?

English: A small, but vocal minority, disrupted the meeting.
Turkish: Küçük ama sesli bir azınlık, toplantının kesilmesine yol açtı.

English: At the meeting he monopolized the discussion and completely disrupted the proceeding.
Turkish: Toplantıda o, tartışmayı tekeline aldı ve davayı tamamen bozdu.

Disrupted ingilizcede ne demek, Disrupted nerede nasıl kullanılır?

Disrupter : Aksatan. Engelleyen. Rahatsızlık veren. Bölücü. Ayak bağı olan. Sekteye uğratan.

Disrupt : Bozmak. Bozulmasına yol açmak. Parçalamak. Bölmek. Akamete uğratmak. Bozulmak. Dağılmak. Karışıklığa itmek. Altüst etmek. Ayırmak.

Disrupting : Bozulmak. Karışıklığa itmek. Bozmak. Parçalanmak. Bozma. Bozan. Ayırmak. Dağıtmak. Dağılmak. Yarmak.

Disruption : Kesilme. Karışıklığa itme. Karmaşa. Bozma. Bozulma. Bozucu. Parçalanma. Aksama. Yarılma. İşleyişini durdurma.

Disruptions : Bozulma. Parçalanma. Karışıklığa itme. Kesilme. Aksamalar (bir makinenin çalışmasında).

Disruptive voltage : Delinme gerilimi. Atlama gerilimi. Bozulma gerilimi.

 

Disruptiveness : Yarıcılık. Parçalayıcılık. Ara bozuculuk. Bozuculuk. Hasar verici. Bölücü olma. Engelleyici olmaya eğilimli. Yıkıcılık. Rahatsızlığa sebep olma. Engelleyici.

Disrupts : Dağıtmak. Kesmek. Parçalamak. Ayırmak. Altüst etmek. Karışıklığa itmek. Aksatmak. Bölmek. Bozulmasına yol açmak. Yarmak.

Disruptive discharge : Bozulma boşalması. Geçici boşalma.

Disruptively : Aksatıcı bir biçimde. Yıkıcı bir şekilde. Karıştırıcı bir şekilde. Bölücü bir şekilde. Yaramaz bir şekilde. Engelleyici bir şekilde. Bozucu bir şekilde. Ara bozucu bir şekilde. Rahatsızlık vererek. Hasar verici bir şekilde.

İngilizce Disrupted Türkçe anlamı, Disrupted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disrupted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cankered : Kötücül. Kötü huylu.

Degenerate : Soysuz. Yozlaşmak. Yozlaşmış. Dejenere. Düşmek. Yoz. Soysuzlaşmış. Soysuzlaşmak. Dönüşmek. Dövmek.

Be on the loose : Kayıplara karışmak. Serbest olmak. Çılgınca eğlenmek. Özgür olmak.

Become depraved : Azmak.

Crashed : Batmak. Kırılmak. Düşmek. Gürültü etmek. Gürültüyle düşmek. Çarpmak. Davetsiz olarak gitmek. Sabahlamak. İflas etmek.

Contaminative : Kirlenmeye yatkın olan. Kirletici. Bulaşıcı.

Appropriate : Tensip etmek. İç etmek. Kendine mal etmek. Özelleştirmek. El koymak. Çalmak. Kendine ayırmak. Sahipsiz birşeyi almak. Uygun. Kendine maletmek.

Clears : Tahliye etmek. Kaldırmak. Gümrükten çekmek. Ormanda alan açmak. Sıyırıp geçmek. Açmak. Kurtarmak. Kazanmak. Kapatmak. Seyretmek (gemi).

Addle : Kokuşturmak. Kafa karıştırmak. Çürük. Bozulmak (yum.). Cılk. Kokmak. Şaşırtmak. Çürütmek.

 

Disorganized : Karıştırılmış. Karışık. Tertipsiz. Dağınık. Düzensiz. Aksak.

Disrupted synonyms : disrupts, abolishes, bestrewed, bestrewing, screwed up, break into pieces, break to pieces, adjourns, crumbles, be corrupted, dag, be disconcerted, decay, decays, clove, altered, bastardly, cleave, deal, decomposes, clear away, dealing out, clutters, dashes, adulterates, carbonado, cleaving, bestrewn, bestrews, blemished, be on the rampage, allocate, addling.

Disrupted zıt anlamlı kelimeler, Disrupted kelime anlamı

Continuous : Süregelen. Devam eden. Mütemadi. Aralıksız. Kesintisiz. Kesiksiz. Sürekli. Zincirleme. Bir kesinti ya da aralığı olmayan.