Discussing türkçesi Discussing nedir

Discussing ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary were discussing their problems with John.
Turkish: Ali ve Mary sorunlarını John'la görüşüyordu.

English: Ali and Mary are now discussing the problem.
Turkish: Ali ve Mary şimdi sorunu tartışıyoruz.

English: Ali and Mary were discussing the pros and cons of raising the minimum wage.
Turkish: Ali ve Mary asgari ücretin artırılmasının artılarını ve eksilerini tartışıyorlardı.

English: Ali and Mary are discussing the problem.
Turkish: Ali ve Mary problemi tartışıyorlar.

English: Ali and Mary spent three hours discussing the plan.
Turkish: Ali ve Mary planı tartışmaya üç saat harcadılar.

Discussing ingilizcede ne demek, Discussing nerede nasıl kullanılır?

Discussion : Tartışma. Bir sorunu çözümlemek ya da bir sonuca varmak üzere girişilen eleştirmeli görüşme. Münazara. Bahis. Konuşma. Müzakere. İrdeleme. Münakaşa. Görüşme.

Discussion group : Görüşme heyeti. Tartışma grubu. Belirli bir konuda tartışma gerçekleştiren forum (internette de bulunur).

Discussion groups : Tartışma grubu. Tartışma grupları. Belirli bir konuda tartışma gerçekleştiren forum (internette de bulunur).

Discussion leader : Açık oturum yöneticisi. Açık oturumun düzenli olarak yürümesini sağlayan, sorular soran, oturumun yönünden sapmamasını gözeten ve görüşleri özetleyen kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Discussion program : Tartışma programı. Açık oturum. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir yöneticinin yönetiminde, belirli bir konunun uzmanlar, ilgililer arasında tartışılıp aydınlatılmasını amaçlayan izlence.

Academic discussion : Yüksek derecedeki araştırmalarla ilgili görüşme. Akademik tartışma. Akademik konular üzerine yapılan tartışma.

End of discussion : Tartışma bitmiştir. Konu kapanmıştır. Tartışmanın sonu. Bu konu ile ilgili daha fazla konuşmayacağız. Konu kapandı.

Bilateral discussions : İkili görüşme. Çift taraflı tartışmalar. İki tarafı olan görüşmeler. İki taraflı görüşmeler.

Discussions : Tartışma. Görüşme. Müzakere. Münazara. Tartışmalar. Bahis.

Exhaustive discussion : Bir konunun tüm yönleri ile alındığı konuşma. Ayrıntılı veya detaylı tartışma. Geniş kapsamlı tartışma.

İngilizce Discussing Türkçe anlamı, Discussing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discussing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Communicating : Bilgi aktarma faaliyeti ile ilgili. Tebliğ. İlbağ. İlişki kurma.

Argufy : Anlaşmazlığa neden olmak. Çekişmek. Münakaşa etmek.

Hearing : Kendi durumunu çevreye duyurma. İşitme duyusu. Celse. Söz hakkı. Davanın görülmesi. Duruşma. Duruşma oturumu. Sorgu. Ses erimi. Dinleme.

Disputations : Tartışma. Münakaşa. Münazara.

Elaboration : Ayrıntı. İnceden inceye işleme. Değişkenler arasında gözlenmiş bir ilişkinin çokdeğişken çözümlemesiyle sınandığında başka etkenler karşısında ortadan kalkması ya da anlamlı değişmeler göstermesi durumu, bk. çokdeğişken çözümlemesi. Detaylandırma. Elaborasyon. Geliştirme. Dikkatle hazırlanma. Özen. Ayrıntılara girme. Ayrıntılandırma.

 

Savour : Tat. Lezzet. Koku. Tadını almak. Lezzet vermek. İlginçlik. Çeşni. Zevkine varmak.

Relished : Hoşuna gitmek. Zevkle yemek. Zevk almak. Hoş tat vermek. Hoş kokmak. Hazzetmek. Hoşlanmak. Mis gibi kokmak.

Confer on : Vermek. Görüşünü almak. Fikrini almak. Akademik derece vermek. Unvan vermek.

Spoken language : Konuşulan dil. Bir dilde ağızdan ağıza değişerek çeşitli söyleyiş özellikleri taşıyan ve yazı dilinden farklı olan dil: şuncacıktan kuşbazlığa vurup ipini boşlamasaydık, nice baltalara sap olduktu, adam sırasına bile girdik gittiydi (k. tahir, yol ayrımı, s. 75). oni anlatāyim, oni anlatalum, bak sen de ėyi hatirlattuntun oni. tebi baştan başlāyirum ha (t. günay, rize ili ağızları, s. 245) vb. karşıtı yazı dili'dir. İnsanların konuştukları dil. Sözlü dil. Konuşma dili. İnsanların iletişim için kullandıkları dil.

Discussion : İrdeleme. Konuşma. Münakaşa. Münazara. Bir sorunu çözümlemek ya da bir sonuca varmak üzere girişilen eleştirmeli görüşme. Bahis. Tartışma. Müzakere.

Discussing synonyms : voice communication, post mortem, speech communication, group discussion, spoken communication, public discussion, oral communication, confer, dialoguing, argufied, concilium, enjoying, deliberation, canvasses, savor, discourse, argue, dialogue, conferring, conferred, discussed, negotiation, disputation, conferences, feasts, approach, relish, postmortem, confer with, discusses, consideration, approached, panel discussion.

Discussing zıt anlamlı kelimeler, Discussing kelime anlamı

Inoffensive : Kendi halinde. Zararsız. Zararı dokunmayan. İncitmeyen. Tehlikesiz. Mazlum.