Disequilibriums türkçesi Disequilibriums nedir

  • Dezekilibrium.
  • Cari fiyat düzeyinde piyasada bir arz kıtlığı veya arz fazlası bulunması durumu.
  • Disekilibriyum.
  • Dengesizlik.
  • Denge durumu yokluğu.
  • Eşitsizlik.
  • Dış ödemeler dengesinde dengesizlik durumu.
  • Denksizlik.
  • Muvazenesizlik.

Disequilibriums ingilizcede ne demek, Disequilibriums nerede nasıl kullanılır?

Canonical disequilibrium model : Kanonik eşitsizlik modeli.

Fundamental disequilibrium : Önemli ve devamlı açıklık veya dengesizlik durumu. Sürekli dengesizlik. Uluslararası para fonuna göre bir ekonomide geçici olmayan, uzun süreli toplam istem toplam sunum ve bütçe dengesizliği nedeniyle ortaya çıkan ödemeler dengesi açığı. Temel dengesizlik.

Disequilibrium : Dengesizlik. Eşitsizlik. Denksizlik. Denge durumu yokluğu. Cari fiyat düzeyinde piyasada bir arz kıtlığı veya arz fazlası bulunması durumu. Dış ödemeler dengesinde dengesizlik durumu. Muvazenesizlik. Disekilibriyum. Dezekilibrium.

Disequilibria : Denksizlik. Dengesizlikler. Dengesizlik.

İngilizce Disequilibriums Türkçe anlamı, Disequilibriums eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disequilibriums ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Instabilities : Dayanıksızlık. Kararsızlık. Dengesizlikler. Değişkenlik.

Imbalances : Dengesizlikler. Oransızlık.

 

Inequalities : Sapma. Düzensizlik. Değişkenlik. Farklılık.

Alienation : Devir. Yabancılaştırma. Ötekileştirme. Uzaklaşma. Yabancı emek. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Devretme. Aliyenasyon. Soğutma.

Situation : İş. Görev. Hal. Ekmek kapısı. Yağday. Konum. Durum. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Şartlar. Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir.

Sandiness : Tanecikli olma. Kum renginde olma özelliği. Kumla kaplanmış olma durumu. Kumluluk. İstikrarsızlık. Kumlu olma. Sabit olmama. Değişkenlik. Kararsızlık.

Derangements : Düzensizlik. Akıl hastalığı. Karışıklık. Deranjman. Delilik. Geçimsizlik. Karıştırma.

Inequality : Ekonomi, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Pürüzlülük. Değişebilirlik. Değişkenlik. Adaletsizlik. Sapma. Hangi yanın daha büyük olduğunu gösteren bağıntı. Farklılık.

Inequation : Değişkenli eşitsizlik.

Disparity : Uyumsuzluk. Başkalık. Fark. İhtilaf. Nispetsizlik. Ayrılık. Müsavatsızlık. Birbirine uymama, eşit olmama.

Disequilibriums synonyms : nonequal, disequilibria, odds, derangement, unevenness, unequalness, instability, unbalances, imbalance, state of affairs, brain sickness, nonequals, unbalance, mental alienation, disparities, disequilibrium, lability, imparity, bumpiness, nonequivalence.

 

Disequilibriums zıt anlamlı kelimeler, Disequilibriums kelime anlamı

Balance : Denk olmak. Devimli bir nesneyi etkileyen güçlerin, o nesnenin yörüngesini ve hızını değiştirememeleri durumu. Dengede tutmak. Dengeyi sağlamak. Tartaç. Tartmak. Ruhsal denge. Denkleşme. Kalıntı. Terazi.

Equilibrium : Dengeli olma. Karşıt etkilerin birbirine eşdeğer olduğu durum. Balans. Ekonomi, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Denklik. Denge durumu. Karalılık. Denge . Birbirine ters yönlü güçlerin eşitlenmesi sonucu değişme eğiliminin kalmadığı durum. Isildevimbilimde, kapalı dizgenin en son vardığı, ne denli beklense de değişmeyecek duru.