Dishier türkçesi Dishier nedir

Dishier ingilizcede ne demek, Dishier nerede nasıl kullanılır?

Dishing : Ortasını çukurlaştırmak. Atlatmak. Çanak biçimi verme. Konik jant. Sunmak. Çanaklama. Servis yapmak. Tabakvari çukur. Kandırmak. İşini bozmak.

Blandishing : Yaltaklanmak. Yağ çekmek. Gönlünü almak. Dil dökmek. Dil dökerek gönlünü almak.

Brandishing : Sallama. Sallamak. Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb). Savurma. Sağa sola sallamak. Savurmak.

Dish antenna : Uydu aracılığıyla televizyon ve radyo dalgaları alan ve çanağa benzeyen araç. Uydu çanağı. Uydu anteni. Çanak anten.

Dish cloth : Bulaşık bezi. Bulaşık kurutmak için kullanılan bez. Kurutma bezi. Bulaşık yıkamak için kullanılan bez. Bulaşık havlusu.

Dish oneself : Kendi kendini mahvetmek.

Dish rack : Bulaşık damlalığı. Seyyar damlalık. Tabak rafı. Bulaşıklık.

Dish rag : Denge aletinde kıvrılma pozisyonu.

Dish shaped : Çanak şekilli.

Dish soap : Bulaşık sabunu. Bulaşık deterjanı.

İngilizce Dishier Türkçe anlamı, Dishier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dishier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Soul : Soul. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç. Kimse. İçtenlik. Gönül. Timsal. Can. Kök. Hissiyat. Esas.

 

Banker : Çeşitli kumar oyunlarında kasa olan kişi. Banka yatırımları ve saygınlık işlemleri dışında belirli bir alanda banka işlemleri yapan kişi. para ve para karşılığı alınıp verilen tecimsel belgitlerin tecimi ile uğraşan kişi. Bahisçinin garanti alacağını düşündüğü bir maç. Kasa. Banka. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kumarda kasa alan. Banka sahibi kişi. bankaların dışında, yasal olarak para, altın, döviz ve taşınır değer gibi varlıkların alım satımıyla uğraşan kişi. Bankocu. Banker.

Mortal : Ölümlü. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. İnsan. Geçici. Mortal. Ölümcül. İnsanoğlu. Ölümle ilgili. Ölüm.

Teller : Banka veznedarı. Veznedar. Anlatıcı. Oy sayıcı. Anlatan kimse. Veznedar (bankada). Banka gişesindeki memur. Söyleyen. Anlatan. Gişe elemanı.

Someone : Önemli kimse. Şahsiyet. Kimse. Bir kimse. Biri. Birisi.

Foxy : Kızıl kahverengi. Kurnaz. Sararmış (kitap). Üçkağıtçı. Tilki gibi. Güvenilmez.

Somebody : Şahsiyet. Bir kimse. Biri. Bazısı. Kimse. Önemli birisi. Birisi. Kimisi. Önemli kimse.

Person : Kimse. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Adam. Beden. İnsan. Birey. Vücut. Tip. Şahıs. Can.

 

Hotter : İletken. Çalıntı. Şehvetli. Şiddetli. Daha sıcak. Kızgın. Ateşli. Sıcak. Acılı. Yeni.

Dishier synonyms : dishy, crumpet, foxier, jacked, spunky, sexiest, hot, sexier, voluptuous, come hither, individual, bank clerk, sexy, hottest, foxiest.

Dishier zıt anlamlı kelimeler, Dishier kelime anlamı

Convex : Konveks. Dışbükey. Dışa bombeli. Tümsek. Yakınsak. Tümsekli. Açıklığı aşağı bakan. Kabarık.

Establish : Kanıtlamak. Kurmak. Yapmak. Doğruluğunu ortaya koymak. Saptamak. Oluşturmak. Kabul ettirmek. Belirlemek. Pekiştirmek. Tesis etmek.