Dishing türkçesi Dishing nedir

Dishing ile ilgili cümleler

English: She shouted and threatened a policeman by brandishing a knife.
Turkish: O, polise bağırdı ve bir bıçak sallayarak tehdit etti.

Dishing ingilizcede ne demek, Dishing nerede nasıl kullanılır?

Blandishing : Dil dökmek. Dil dökerek gönlünü almak. Gönlünü almak. Yağ çekmek. Yaltaklanmak.

Brandishing : Sallamak. Savurmak. Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb). Sallama. Sağa sola sallamak. Savurma.

Dishier : Çekici (argo terim). Seksi.

Dish antenna : Uydu aracılığıyla televizyon ve radyo dalgaları alan ve çanağa benzeyen araç. Uydu anteni. Uydu çanağı. Çanak anten.

Dish cloth : Bulaşık kurutmak için kullanılan bez. Bulaşık havlusu. Bulaşık bezi. Bulaşık yıkamak için kullanılan bez. Kurutma bezi.

Dish rag : Denge aletinde kıvrılma pozisyonu.

Dish shaped : Çanak şekilli.

Dish rack : Tabak rafı. Bulaşıklık. Seyyar damlalık. Bulaşık damlalığı.

Dish out : Vermek. Dağıtmak (yemek vb). Dağıtmak. Yemekleri dağıtmak. Yalan atmak. Tabağa koymak. Servis yapmak. Cezalandırmak. Yutturmak. Asist yapmak.

Dish reflector : Çanak yansıtıcı.

 

İngilizce Dishing Türkçe anlamı, Dishing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dishing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Circumvents : Üstün gelmek. Bozmak. Savmak. Önlemek. Çevresini sarmak. Tekerine çomak sokmak. Yan çizmek. Tuzağa düşürmek. Engellemek.

Emcee : Teşrifatçı olarak çalışmak. Protokol yetkilisi. Bir programın sunuculuğunu yapmak. Teşrifatçı. Protokol yetkilisi olarak çalışmak. Sergilemek. Sunucu. Protokol müdürü. Protokol müdürü olarak çalışmak.

Bypassed : Bertaraf etmek. Dolambaçlı yoldan gitmek. İkinci yol yapmak.

Beat somebody to it : Önce kapmak. Önce yapmak.

Come through : Yaşamak. (bir haber) gelmek. Becermek. Başarmak. Kendini belli etmek. Kendinden bekleneni yapmak. Geçirmek. Üstesinden gelmek. Sonuca ulaşmak.

Run : Yarışmak. Çalıştırmak. Otlatmak. Yayınlamak. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Uzanmak. Sürmek. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Geçip gitmek. Kaçmak.

Bang up : Birini pataklamak. Canına okumak. Mükemmel. Birini kötü dövmek. Zarar vermek. Ağır şekilde zarar vermek. Bozmak. Berbat etmek. Hasar vermek.

Emceed : Sergilemek. Bir etkinliği sunmak. Teşrifatçı olarak çalışmak. Sunucu. Bir programın sunuculuğunu yapmak. Protokol müdürü. Protokol yetkilisi olarak çalışmak. Protokol müdürü olarak çalışmak. Bir kutlamanın ev sahipliğini yapmak.

Befools : İşletmek. Aptal yerine koymak. Aldatmak.

Wait at table : Masayı beklemek. Garsonluk yapmak.

Dishing synonyms : running game, field sport, sportfishing, outdoor sport, running play, circumvented, frustrates, bestows, barbarizing, bait, avoid, baited, bankrupts, befooling, bestowing, dish out, wait on table, barbarizes, bypass, confer, comperes, bankrupted, dodge, argues, wait on, annihilates, casting, frustrate, wait, forestall, angling, gum up, bringeth.

 

Dishing zıt anlamlı kelimeler, Dishing kelime anlamı

Found : Dayandırmak. Kurmak. Temelini atmak. Dökmek (demir). Kalıba dökmek. Temel atmak. Tesis etmek. İnşa etmek. Yaptırmak. Yapmak.

Spiritless : Ruhsuz. Cesaretsiz. Cansız. Miskin. Donuk. Sönük. Pısırık. Korkak. Keyifsiz.

Dishing ingilizce tanımı, definition of Dishing

Dishing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Concave. Dish-shaped.