Disjunction türkçesi Disjunction nedir

Disjunction ingilizcede ne demek, Disjunction nerede nasıl kullanılır?

Inclusive disjunction : İçermeli ayırtlam. İçermeli ayırtlama.

Disjunctions : Ayırtim. Ayrılma ya da ayrılmış. Ayrışım. Disjonksiyon. Ayrılma. Parçalarına ayırma. Ayırtım. Ayırma. Parçalanma.

Nondisjunction : Hücre bölünmesi sırasında eşleşmiş kromozomların ayrılmaması (biyoloji terimi). Bölünmeme.

Nondisjunction chromosome : Eşey hücreleri oluşurken mayozun anafazında, homologların birbirinden ayrılamaması ve birlikte aynı kutba çekilmeleri. bunun sonucunda xx taşıyan ve hiç gonozom taşımayan yumurtalar ya da xy taşıyan ve hiç gonozom taşımayan spremler meydana gelebilir. Ayrılmamış kromozomlar.

Nondisjunctional : Ayrılmayan. Bölünmeyen. Hücre bölünmesi sırasında eşleşmiş kromozomların ayrılmaması ile ilgili (biyoloji terimi).

Disjunct : İzole edilmiş. Ayrık. Bölen. Tümce belirteci. Bitişik veya komşu elementten ayrılarak gösterilmiş. Ayrı. Soyutlanmış. Ayrılmış.

Disjuncture : Kopma. Ayırma işi. Kesilme. Kesme. Bağlantısını kesme.

Disjunctively : Ayırıcı bir şekilde.

Disjunctive symbiosis : Organizmalar arasında gerçek bir birleşmenin olmadığı simbiyozis. Disjunktif simbiyozis.

 

Disjunctive : Ayıran. Bölen.

İngilizce Disjunction Türkçe anlamı, Disjunction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disjunction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Checkout : Çıkış işlemi. Hata ayıklama. Ödeme yeri. Kasa. Çıkış. Düzeltme. Kontrol. Hata bulma.

Breakups : Dağılma. Bozulmalar. Bozulma. Çöküş.

Assortments : Mal çeşitleri. Çeşitlilik. Çeşit. Sınıflandırma.

Brack : Çatlama. Aralık. Kırılma.

Disjuncture : Kopma. Ayırma işi. Kesme. Bağlantısını kesme. Kesilme.

Culling : Iskartaya çıkarmak. Ayırma işi. Toplamak. Seçmek. Ayıklama. İşe yaramayan hayvanları öldürmek. Yetiştirme sezonu başında yetiştirmeye elverişli olmayan düşük verimli, yaşlı, hasta, sakat hayvanların sürüden uzaklaştırılması.

Cracking : Yırtık. Çatlak. Kraking. Fisürlerin açılması. On numara (müthiş). Çatlama. Müthiş. Yüksek sıcaklık etkisiyle ve kimi zaman tezgenlerin de yardımıyla uzun hidrokarbon zincirlerinin kırılarak daha küçük moleküller oluşturması.

Assignment : Feragat senedi. Tayin. Ev ödevi. Tahsis. Aktarma. Devir. Havale senedi. Ödev. Devretme. Görevlendirme.

Dissimilation : Organizmadaki besin maddelerinin içerdiği enerjinin serbest duruma geçmesiyle yıkılması. Ayrılım. Benzeşmezlik. Farklı yapma. Katabolizma. Bir kelimede birbiriyle ilgili iki sesi atlamak (sesbilim). Benzeşmeme.

Being split : Birbirinden ayrı olma. Parçalı olma. Birbirinden ayrıştırılma. Çözülme. Bölünmüş olma. Çözülmüş olma. Dağılmış olma. Bölünme. Dağılma.

 

Disjunction synonyms : separation, disintegrations, appropriations, dismantling, cutting off, disjunctions, defection, degradation, crackings, sectioning, separability, breakaway, abruption, checkouts, conge, breakup, disconnectedness, diffluence, appropriation, carry over, breaking down, decomposition, assortment, deterioration, incoherence, assigner, being torn, segregation, being broken, allocation, desagregation, deteriorations, decampment.

Disjunction zıt anlamlı kelimeler, Disjunction kelime anlamı

Union : Birleştirme. Rakor. Bağlantı. İl, kent ve köy gibi yerel yönetim birimlerinin, bir ya da birden çok sayıdaki görevlerini daha iyi yerine getirmek amacıyla, yasalar uyarınca kimi kaynak ve örgenlerini birleştirerek oluşturdukları örgüt. birliklerin de, kent yönetimleri gibi, başkanları, genel kurulları ve yönetim kurulları bulunur. Dernek. Vida yuvası. Bağlaşma. Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan bir bağlantı parçası. Birleşme. Kavuşma.

Coherence : Mantıklılık. İltisak. İnsicam. Bağdaşım. Eşevreii olma özelliği, bk. eşevreli. Uyum. Yapışma. Ahenk. Uygunluk.

Connectedness : Bağlantılılık. Bağlı olma durumu. Bağlanmışlık. Bağlanabilme. Bağlanabilirlik.

Disjunction ingilizce tanımı, definition of Disjunction

Disjunction kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A parting. As, the disjunction of soul and body. Separation. Disunion. The act of disjoining.