Dislocations türkçesi Dislocations nedir

Dislocations ingilizcede ne demek, Dislocations nerede nasıl kullanılır?

Hip dislocation : Kalça eklemi displazisi. Kalça çıkığı.

Patellar dislocation : Diz kapağı kemiği çıkığı. Patella dislokasyonu.

Dislocation : Çıkık. Dislokasyon. Altüst etme. Yerinden çıkarma. Normal yerinden farklı yerleşim. Yerinden oynama. Kayma. Şaşırtma. Kaydırma. Yerinden oynatma.

Redislocation : Redislokasyon. Bir organ veya parçanın normal durumuna gelişinden sonra yeniden yerinden kayma veya çıkma göstermesi.

Dislocatio abomasi : Dislokasyo abomazi. Şirdenin yer değiştirmesi.

Dislocates : Yerinden çıkarmak. Kaydırmak. Yerinden çıkmak. Bozmak. Yerinden çıkartmak. Altüst etmek. Oynatmak. Yerinden oynatmak. Şaşırtmak. Sarsmak.

Dislocate : Bozmak. Yerinden çıkmak. Yerinden çıkarmak. Şaşırtmak. Altüst etmek. Çıkarmak (eklem). Yerinden çıkartmak. Sarsmak. Oynatmak. Yerinden oynatmak.

I dislocated my toe : Ayak parmağım çıktı.

Dislocated : Yerinden çıkmış (eklem vb). Çıkık.

Dislocating : Sarsmak. Bozmak. Çıkarmak (eklem). Yerinden çıkmak. Oynatmak. Altüst etmek. Yerinden oynatmak. Yerinden çıkartmak. Kaydırmak. Şaşırtmak.

İngilizce Dislocations Türkçe anlamı, Dislocations eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Dislocations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Translocation : Yer değiştirme. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Her iki kromozomda kırık ve anormal düzenlemeyle tamiri sonucu oluşan bir kromozom parçasının homolog olmayan başka bir kromozoma transfer edildiği bir yapısal kromozom anormalliği. Taşınma. Yer değişimi. Hareket etme. Translokasyon. Kromozomun bir parçasının kopup başka bir kromozoma eklenmesi şeklinde olan kromozom mutasyonu. farklı bir yer ve habitata götürme.

Crossing out : Silme. Silmek. Çizmek. Üstünü çizme. Karalama. Çizme.

Diastasis : Diyastaz. Diyastazi. Diyastazı. Kırmaya neden olmadan gerçekleştirilen kemik ayırması. Yerini değiştirme. Yüreğin kasılmasında sistolden hemen önceki istirahat devresi. bağlı bulunan kısımların normal olmayan ayrılması.

Changing : Değişerek. Değişen. Mütehavvil. Değişme. Değiştirme. Değişmişlik. Değişim.

Glide : Süzülmek. Planörle uçmak. Kaymak (bir yerden vb). Motorsuz uçmak. Akmak. Havada süzülme. Süzülerek gitmek. Sessizce ve kayıyormuş gibi gitmek. Kaymak.

Traveling : Yolculuk. İlerleme. Hareket halinde. Yolculuk yapma. Seyyar. Gezici. Seyahat etme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere devindirilmesi; özellikle öne, geriye, yanlara, aşağıya, yukarıya sürekli devinimi.

Glissaded : Dansta yana kayma. (dağdan vb) aşağıya kayma. Kaymak.

Prominent : Göze çarpan. Kolayca görünen. Seçkin. Mühim. Önemli. Ünlü. Önde gelen (kimse). Fırlak. Belli.

 

Sliding : Değişken. Sürgülü. Sürmeli. Kayan. Hareketli. Kızaklı. Kayıcı. Sürme.

Panning : Alıcıyı göndererek çekim. Gezdirme (kamera). Tavada yıkama. Panoramik. Kamera gezdirme. Lavaj. Gezdirme kamera. Pan. Çevrinme.

Dislocations synonyms : bafflements, glissades, annulment, glissading, bungle, conversion, annulments, cancelation, corrupting, diversion, protuberant, breakings, break, dumfounding, confounding, shifting, bungles, amazing, drift, entoiling, luxation, bemusement, trackings, projecting, cancellation, glissade, switching, dislocated, creep, catachresis, scrolling, bafflement, bewildering.