Dislocation türkçesi Dislocation nedir

  • Altüst etme.
  • Şaşırtma.
  • Kayaçların bir kırık boyunca yerlerinden oynaması, dizilişlerinin bozulması.
  • Oynama.
  • Kayaçların, bir kırık ya da kırık boyunca yerinden oynaması.
  • Kayma.
  • Çıkma.
  • Kaydırma.
  • Bir buzsul örgüsünün biçimleniminde birimlerin yerinden kayması.
  • Coğrafya, fizik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Dislokasyon.
  • Altüst olma.
  • Katmanların, içgüçlerin etkisiyle asal durumlarını yitirmesi.
  • Yerinden oynatma.
  • Bozma.
  • Yerinden çıkarma.
  • Yer değiştirme.
  • Yerinden oynama.
  • Çıkık.
  • Normal yerinden farklı yerleşim.

Dislocation ingilizcede ne demek, Dislocation nerede nasıl kullanılır?

Hip dislocation : Kalça eklemi displazisi. Kalça çıkığı.

Patellar dislocation : Patella dislokasyonu. Diz kapağı kemiği çıkığı.

Dislocations : Bozma. Şaşırtma. Çıkıklar. Kaydırma. Yerinden oynatma. Kayma. Çıkık.

Redislocation : Redislokasyon. Bir organ veya parçanın normal durumuna gelişinden sonra yeniden yerinden kayma veya çıkma göstermesi.

Dislocatio abomasi : Dislokasyo abomazi. Şirdenin yer değiştirmesi.

I dislocated my toe : Ayak parmağım çıktı.

Dislocates : Yerinden çıkmak. Oynatmak. Yerinden çıkarmak. Çıkarmak (eklem). Şaşırtmak. Bozmak. Altüst etmek. Yerinden çıkartmak. Yerinden oynatmak. Kaydırmak.

I dislocated my arm : Kolum çıktı.

 

Dislocating : Sarsmak. Altüst etmek. Kaydırmak. Yerinden çıkmak. Bozmak. Yerinden oynatmak. Oynatmak. Yerinden çıkartmak. Çıkarmak (eklem). Yerinden çıkarmak.

Dislocated : Yerinden çıkmış (eklem vb). Çıkık.

İngilizce Dislocation Türkçe anlamı, Dislocation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dislocation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disport : Oynamak. Kendini eğlendirmek. Eğlenme. Eğlenmek. Oyalanma. Oyalanmak.

Out of joint : Uygun değil. Çığırından çıkmış. Uygunsuz. Kullanılmaz. Zıvanadan çıkmış. Çivisi çıkmış. Çıkmış.

Cantilevers : Sundurma. Manivela. Konsol.

Enacting : Rol ile canlandırma. Kanunla düzenleme. Rol olarak canlandırma. Kamulaştırma. Harekete geçirme. Performans gösterme. Karar verme. Kanun koyma. Hükmetme.

Bafflement : Şaşırma.

Protuberant : Dışarı fırlamış. Çıkıntılı. Tümsek. Dışarı çıkmış. Dışa çıkık. Şiş. Dışarı uzanmış. Fırlak. Yumru gibi.

Unsettling : Sarsmak. Heyecanlandırmak. Durumu bozan. Üzüntü veren. Düzenini bozmak. Karıştırmak. Huzurunu kaçırmak. Yerinden çıkarmak. Sarsıcı.

Drift : Bir yerde sürekli kalmadan yaşamak. Sürüklemek. Bir iş sonuçlanıncaya kadar boş yere gecikmelerle uğramak. Şaşırmak. Kayma devimi. Hayatın akışına bırakmak. Yığmak. Yatay galeri. Birikmek. Sürüklenmek.

Cantilever : Konsol yapmak. Dirsek. Dirsekli. Sundurma. Destek. Manivela. Dirsekli bir kol. Konsol.

Dancing : Dans. Dansederek. Danseden. Dans etme.

Dislocation synonyms : catachresis, projecting, coving, bow window, bottom up, creepage, disturbance, interruption, discombobulation, glided, corruption, corbel, disported, bungle, confounding, glides, bafflements, sliding, salients, amazing, scrolling, luxations, climbing, interchange, caret, inversions, carets, breakdown, permutation, change of location, glissading, displacement, breaking.

 

Dislocation ingilizce tanımı, definition of Dislocation

Dislocation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of displacing, or the state of being displaced.