Dissembled türkçesi Dissembled nedir

  • Örtbas etmek.
  • (gerçek duygu veya düşüncelerini) gizlemek.
  • (gerçeği) gizlemek.
  • Gizlemek (gerçeği).
  • Görmemezlikten gelmek.
  • İki yüzlü davranmak.
  • Başka türlü göstermek.
  • Saklamak.
  • Duygularını gizlemek.
  • Gerçeği gizlemek.
  • (gerçek duygularını) gizlemek.
  • Gizlemek.

Dissembled ingilizcede ne demek, Dissembled nerede nasıl kullanılır?

Dissemble : (gerçeği) gizlemek. Örtbas etmek. Gerçeği gizlemek. Görmezlikten gelmek. (gerçek duygularını) gizlemek. İki yüzlü davranmak. Gizlemek (gerçeği). Gizlemek. (gerçek duygu veya düşüncelerini) gizlemek. Görmemezlikten gelmek.

Dissembler : Duygularını gizleyen kimse. İki yüzlü. İçten pazarlıklı kimse.

Dissemblers : Duygularını gizleyen kimse. İçten pazarlıklı kimse. İki yüzlü.

Dissembles : Gizlemek (gerçeği). Gizlemek. Gerçeği gizlemek. Başka türlü göstermek. Saklamak. İki yüzlü davranmak. (gerçek duygu veya düşüncelerini) gizlemek. (gerçeği) gizlemek. (gerçek duygularını) gizlemek. Örtbas etmek.

Dissemblance : İki yüzlülük. Kasıtlı aldatma. Yanlış veya yanıltıcı olma durumu. Riyakarlık. Benzemezlik.

Disseminates : (bilgi) yaymak. (haber veya fikir vb) yaymak. (haber vb) yaymak. Neşretmek. Tohum ekmek. Geçirmek. Yaymak. Yaymak (bilgi vb). Saçmak.

Disseminated sclerosis : İstemli hareketlerde tutukluk. İstemli hareketlerin felce uğraması.

 

Disseminated histoplasmosis : Yaygın histoplazmozis. Histoplasma capsulatum adlı mantar sporlarının solunum yoluyla alınmasını takiben; akciğerlerde, karaciğerde, dalakta, mide ve bağırsaklarda granülomlu yangıyla birlikte ağırlık kaybı, lenfadenopati ve kanlı ishalle belirgin, genç köpeklerde görülen bir hastalık.

Disseminate : (haber veya fikir vb) yaymak. Tohum ekmek. (haber vb) yaymak. Neşretmek. Yaymak. Yaymak (bilgi vb). Saçmak. (bilgi) yaymak. Geçirmek.

Disseminated intravascular coagulation : Dissemine intravasküler koagulasyon. Yaygın damariçi pıhtılaşması. Yaygın damar içi pıhtılaşma. Disemine intravasküler koagülasyon. Dıc. Endotelde yaygın zedelenme veya pıhtılaşma sisteminin iç ve dış nedenlerle uyarılması sonucu, pıhtılaşma sisteminin patolojik etkinleşmesiyle arteryollerde ve kılcal damarlarda kanın damar içi pıhtılaşması, diffuz intravasküler koagülasyon, dissemine intravazal koagulasyon, fibrinsizleşme sendromu, tüketim koagülopatisi, dıc. birçok hastalığın yaygın ve önemli bir ara mekanizmasıdır. Dissemine intravasküler koagülasyon.

İngilizce Dissembled Türkçe anlamı, Dissembled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dissembled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fake : Vurmak. Sahtekar. Sahtesini yapmak. Aldatıcı. Uydurma. Taklit etmek. Numara yapmak. Taklit. Dolandıran. Bir oyuncunun karşı takım oyuncusunu şaşırtmak ve kendi hareketini gizlemek için yaptığı değişik hareket.

Bosom : Döş. Çok yakın. Sine. Koyun merkez. Kucaklamak. Elbisenin göğüs kısmı. Bağır. Göğüs. Merkez.

 

Caching : Önbelleğe kaydetme. Gizli bir yere saklamak. Önbellekleme. Önbelleğe alınıyor. Önbelleğe alma. Ön belleğe alma. Önbellek.

Bullshit : Saçmalık. Zırvalamak. Palavra sıkmak. Saçma!. Boş laf. Saçma. Saçmalamak. Boş şey. Değersiz şey. Hassiktir!.

Mask : Yüz kalıbı. Bir saydam resmin zedelenmesini önlemek ve saydam resim göstericisinde kolaylıkla kullanılmasını sağlamak amacıyla, ortasına yerleştirildiği mukavva ya da yoğruktan çerçeve. Bilgisayar, bilişim, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yüze takılan, kimi zaman da tüm gövdeyi kaplayan; ataları, tanrıları, doğaüstü yaratıkları, ölüleri, hayvanları canlandıran; ağaçtan, otlardan, kumaşlardan vb. yapılan, şaşırtıcı ve etkileyici yüz kalıbı. Alalamak. Alçı yüz kalıbı. Tel başlık. Kamufle etmek. Maskelemek. Maske ile örtmek.

Belied : Ters düşmek. Gerçek olduğunu gizlemek. Maskelemek. Yalanlamak. Yanıltmak. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Yalancı çıkarmak. Çelişmek.

Blink at : Göz yummak. Şaşkınlıklara düşmek. Şoke olmak. Şaşırmak. Göz atmak. Hayret etmek.

Play fast and loose : Söz verip tutmamak. Kaygısızca hareket etmek. Sorumsuz davranmak. Düşünmeden hareket etmek.

Dissimulates : Taslamak. İki yüzlülük yapmak. İkiyüzlülük etmek. Belli etmemek.

Blot out : Ortadan kaldırmak. Kapatmak. Ortadan silmek. Yok etmek. Silmek. Bozmak. Karalamak.

Dissembled synonyms : take a dive, talk through one's hat, dissimulated, cloaks, cut somebody dead, blanket, blanketed, dissembling, cache, burke, conceal, make believe, dissemble, blinded, give somebody the go by, bottle up, misrepresent, burked, covering up, sham, camouflage, blankets, connived, blinked, bull, bosoming, dissimulate, cloaking, blinks, ignore, bosomed, feign, cover up.