Dissemblers türkçesi Dissemblers nedir

  • Duygularını gizleyen kimse.
  • İki yüzlü.
  • İçten pazarlıklı kimse.

Dissemblers ingilizcede ne demek, Dissemblers nerede nasıl kullanılır?

Dissembler : İki yüzlü. İçten pazarlıklı kimse. Duygularını gizleyen kimse.

Dissemble : (gerçeği) gizlemek. Gizlemek (gerçeği). Gerçeği gizlemek. (gerçek duygu veya düşüncelerini) gizlemek. Görmemezlikten gelmek. Başka türlü göstermek. Saklamak. Örtbas etmek. Görmezlikten gelmek. Gizlemek.

Dissembled : Gizlemek. İki yüzlü davranmak. Duygularını gizlemek. (gerçeği) gizlemek. Başka türlü göstermek. Gizlemek (gerçeği). Gerçeği gizlemek. (gerçek duygularını) gizlemek. Saklamak. Örtbas etmek.

Dissembles : Gizlemek. İki yüzlü davranmak. Saklamak. Başka türlü göstermek. (gerçek duygu veya düşüncelerini) gizlemek. Görmemezlikten gelmek. Örtbas etmek. (gerçeği) gizlemek. Gizlemek (gerçeği). (gerçek duygularını) gizlemek.

Dissemblance : Yanlış veya yanıltıcı olma durumu. Riyakarlık. Benzemezlik. Kasıtlı aldatma. İki yüzlülük.

Dissembling : (gerçek duygu veya düşüncelerini) gizlemek. Gizlemek. İki yüzlü davranmak. Görmemezlikten gelmek. Gerçeği gizlemek. Gizlemek (gerçeği). (gerçeği) gizlemek. (gerçek duygularını) gizlemek. Saklamak. Başka türlü göstermek.

Dissemblingly : Kasıtlı olarak aldatarak. Riyakarca. İki yüzlü bir şekilde. Aldatıcı bir şekilde. İki yüzlü bir biçimde. Yanlış veya yanıltıcı bir şekilde.

 

İngilizce Dissemblers Türkçe anlamı, Dissemblers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dissemblers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mask : Maske ile örtmek. Alalamak. Kılıçoyunu vuruşma ve yarışmalarında başı ve yüzü korumak için takılan, önü örgülü çelik telden, üstü yanları ve çenealtı bölümü deri, kösele, ya da plastikten yapılmış bir korunma aracı. Örtmek. Gizlemek. Oyuncunun insancıl anlatımını kapatmak ya da oyuncuyla seyirci arasında güzelduyusal uzaklığı elde etmekte kullanılan ve çeşitli gereçten yapılan surat.. Alçı yüz kalıbı. Bilgisayar, bilişim, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yüze takılan, kimi zaman da tüm gövdeyi kaplayan; ataları, tanrıları, doğaüstü yaratıkları, ölüleri, hayvanları canlandıran; ağaçtan, otlardan, kumaşlardan vb. yapılan, şaşırtıcı ve etkileyici yüz kalıbı. Yüz kalıbı.

Counterfeiter : Bir markanın özdeşini yapan ve kullanan kişi. Kalpazan. Sahtekar. İkiyüzlü. Sahte para basarak piyasaya süren kişi. Sahteci. Düzmeci.

Counterfeiters : Sahteci. Kalpazan. İkiyüzlü. Sahtekar.

Misrepresent : Saptırmak.

Belie : Yanıltmak. Gerçek olduğunu gizlemek. Maskelemek. Gizlemek. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Çelişmek. Ters düşmek. Yalancı çıkarmak. Yalanlamak.

Affect : Üzmek. Tesir etmek. Duygulandırmak. Tutmak. Değiştirmek. Etkilemek. Sevmek. Poz yapmak. Yaşamak ( de). Numarası yapmak.

 

Make : Biçim. Çeşit. Düzeltmek. Marka. Olmak. Yaratmak. Yapı. Meydana getirmek. Düdüklemek. Hesap etmek.

Play possum : Uyuma numarası yapmak. Ölü numarası yapmak. Uyur gibi yapmak. Hasta numarası yapmak. Yalancıktan hastalanmak. Ölü taklidi yapmak.

Sham : Taklidi yapmak. Dolandırıcı. Yapar gibi yapmak. Rol yapmak. Hile. Numara yapmak. Yalan. Yapma. Ayak yapmak. Danışıklı dövüş.

Dissemblers synonyms : talk through one's hat, take a dive, dissembler, mouth, feign, double minded, dissimulators, dissimulator, ambidexter, bull, cloak, make believe, consultant, pretend, double faced, disguise, ambidextrous, fake, disingenuous, canting, bullshit, bifacial, bilateral, double dealer.