Distending türkçesi Distending nedir
Distending ingilizcede ne demek, Distending nerede nasıl kullanılır?
Distend : Gerilmek. Yayılmak. Germek. Şişirmek. Yaymak. Şişmek.
Distended : Şişmiş. Genişlemiş. Genişletilmiş. Şişirilmiş.
Distends : Şişirmek. Şişmek. Germek. Yayılmak. Gerilmek. Yaymak.
Distensibilities : Gerilebilirlik. Gerilebilir olma yetisi. Esnetilebilir olma durumu. Genişletilebilirlik. Esnetilebilirlik.
Distensibility : Esnetilebilir olma durumu. Genişletilebilirlik. Gerilebilirlik. Esnetilebilirlik. Gerilebilir olma yetisi.
Distention of the veins : Kalbe venöz kan akışının engellenmesi sonucu ortaya çıkan vena dolgunluğunun artışı. Venalarda dolgunluk.
Distension : Germe. Gerilme. Şişkinlik. Distansiyon. Şişme. Genişleme.
Distensible : Gerilebilir. Şişirilebilir.
Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.
Distent : Esnetilmiş (eski kullanım). Şişmiş. Kibirli. Aralıklı. Soğuk. Büyütülmüş. Şişik. Şişirilmiş. Genişletilmiş.
İngilizce Distending Türkçe anlamı, Distending eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Distending ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Strains : Çabalamak. Didinmek. Kasılmak. Burkmak. Gerilmeler. Süzgeçten geçirmek. Gayret etmek. Güçlükler. Eğilmek.
Balloon : Balonla uçmak. Havadan atmak. Abartmak. Havadan atmak (top). Zam yapmak. Balon gibi şişmek. Balon. Balon gibi olmak.
Be stressed : Stres olmak. Vurgulanmak.
Apply : İlgisi olmak. Uygun düşmek. Uygun olmak. Başvuruda bulunmak. Aygıtları kullanmak. Uygulamaya koymak. Özen göstermek. Kullanmak. Yapıştırmak (bant). Yaklaştırmak.
Delate : Gammazlamak. Haber vermek. Şikayet etmek. İhbar etmek. Ele vermek. Suçlamak. İtham etmek.
Bespreading : Lekelemek. Bulamak. Bulaştırmak. Kaplamak. Örtmek. Saçmak.
Circulated : Tedavül etmek. Devretmek. Tedavül ettirmek. Deveran etmek. Dolaştırmak. Dolaşmak.
Constringe : Sıkmak. Sıkılaşmak. Kasılmaya neden olmak. Büzmek.
Bellying : Yakınmak. Şikayet etme. Sızlanan. Sızlanmak. Şikayet etmek.
Tauten : Gerdirmek. Kasmak. Gerginleştirmek. Pekiştirmek.
Distending synonyms : downward sloping, downward arching, bulked, negative, extend, stretch, belly, branch out, downhill, flexes, diffuses, balloons, bellies, flex, be rife, bilge, bloating, ballooned, conveys, adorn, arborizing, bespread, declivitous, distend, tensing, tautens, dissident, bag, degressive, down, convey, become suffused, be stretched.
Distending zıt anlamlı kelimeler, Distending kelime anlamı
Ascending : Artan. Çıkan. Yukarı çıkan. Yukarı çıkma. Asendan. Artan sırada. Yükselen.
Affirmative : Doğrulayıcı. Müspet. Olumlu. Kesin. Doğrulayan. Olumlayıcı. Olumlu cevap.
Distending antonyms : up.

Bu kısımda Distending kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Distending ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Distending anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Distending ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.