Delate türkçesi Delate nedir

Delate ingilizcede ne demek, Delate nerede nasıl kullanılır?

Mandelate : Mandelat.

Delation : İspiyon etme. Gammazlama. Suçlama. İhbar etme. Şikayet. Delasyon. Ele verme. İtham. Polinükleotid iplikçik (dna) üzerindeki normal baz sıraları arasından bir baz çiftinin çıkması.

Delative : İniş dununu. İniş durumu.

Delator : Gammazcı. İtham eden. İftiracı. Suçlayan. Muhbir.

Delabialisation : Düzleşme.

Delacroix : Bir soyadı. Eugene delacroix (1798-1863). The bark of dante (dante'nin kabuğu) ve women of algiers (cezayir'in kadınları) adlı eserlerin yaratıcısı. Fransız bir romantik ressam ve taşbaskıcı.

Delafields hematroxylin stain : Hematoksilen, alkol, amoyaklı şap, su, gliserin ve metanol içeren çekirdek boyası. Delafieldhematoksilen boyası.

Delamination : Ayrıklanma (cam). Tabakalar halinde dizilim. Katman ayrılması. Tabakaların ayrılması. Yapraklanma. Delaminasyon. Katmanlara ayırma. Kat ayrılması. Kavkıma. İnce tabakalara ayrılma.

Delaminate : Tabakalara ayırmak. Katmanlarına ayırmak. Tabakalar halinde dizmek.

Delaine : Yünlü veya yün ile pamuk karışık ince elbiselik kumaş. Yünlü veya yün ve pamuk karışımı ince bir kumaş türü.

 

İngilizce Delate Türkçe anlamı, Delate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Delate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impute : Vermek. Hamletmek. Üstüne atma (yükleme). İsnat etmek. Atmak. Üstüne atmak. Yakıştırmak. Yüklemek.

Denounced : Şiddetle aleyhinde bulunmak. Kehanette bulunmak. İfşa etmek. Aleyhinde olmak. (anlaşma vb'nin) bittiğini haber vermek. Kaldırılacağını duyurmak (anlaşmanın). Kötü yönlerini açığa vurmak. İlan etmek.

Censures : Cezalandırmak. Sertçe eleştirmek. Eleştirmek. Tenkit etmek. Tekdir. Kınamak. Tektir etmek. Kınama. Azar.

Give notice : İhtar çekmek. Uyarmak. Tebligat vermek. Önceden haber vermek. Bildirmek.

Beef about : Yakınmak. Dırdır etmek.

Broadcasts : Yayın yapmak (radyo ve televizyon terimi). Yayımlamak. Duyurmak. Yayınlar. Saçmak. Ekmek (tohum).

Advise : Salık vermek. Danışmak. Akıl vermek. Bilgilendirmek. Bildirmek. Tavsiye etmek. Tavsiyede bulunmak. Öğütlemek. Nasihat etmek.

Acquainting : Tanıtmak. Bildirmek. Bilgi vermek.

Apprize : (eski kullanım) tahmin etmek. Bilgi vermek. Bildirmek. Değerini yükseltmek. Haberdar etmek. Değer biçmek. Söylemek. Fiyat saptamak. Değer vermek.

Delate synonyms : cerebral death, organic phenomenon, criminate, give and take, arraign, bemoan, bring an accusation against somebody, inform, censuring, bitches, betided, circulate, betide, bitching, peach, grassing, bellyaches, brain death, convey, necrobiosis, peaching, cell death, alleges, necrosis, broadcasted, emplead, bemoaned, give away, complains, conveyed, fink on, apprizes, apprises.

Delate zıt anlamlı kelimeler, Delate kelime anlamı

 

Birth : Sop. Tevellüt. Soy. Doğma. Doğurma. Neşet. Doğuş. Kodak kökeni. Köken. Dünyaya getirme.

Desecrate : Kutsal saymamak. Tecavüz. Mukaddesliğini bozmak. Kutsallığını bozmak. Kirletmek. Hakaret etmek. Saygısızlık etmek (kutsal bir şeye).

Delate ingilizce tanımı, definition of Delate

Delate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To convey. To carry. To dilate.