Doğaçlamak nedir, Doğaçlamak ne demek

  • Birdenbire ve içine doğduğu gibi söylemek, irticalen dile getirmek
  • Bir metne dayanmadan içe doğduğu gibi konuşmak ve oynamak, tuluat yapmak.
  • O anda şiir söylemek, irticalen şiir söylemek.

Doğaçlamak tanımı, anlamı:

Doğaç : Sözü birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi söyleme, irtical.

Söylemek : Haber vermek. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Türkü, şarkı vb. okumak. Yazmak, düzmek. Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak. Sipariş etmek. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak. Yapılmasını istemek.

İrtical : Doğaç.

Getirmek : Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Bir makama atamak veya seçmek. Sağlamak. İletmek, bildirmek. Erişmek veya eriştiğini sanmak. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Gelmesini sağlamak. İleri sürmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak.

Şiir : Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey. Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk.

Dayanma : Dayanmak işi.

Konuşmak : Flört etmek. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Dargın bulunmamak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek. Geçerli olmak, etkin olmak. Becermek, uzman gibi yapabilmek. İlişki kurmak veya ilişkiyi sürdürmek. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Belli bir konudan söz etmek. Şık ve zarif görünmek.

 

Oynamak : Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Kımıldamak, hareket etmek. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Tiyatro eseri sahneye konmak. Film gösterilmek. Sarsılmak, yeri değişmek. Değişiklik göstermek. Rastgele yön vermek, aldatmak. Tehlikeye düşürmek. Sporla ilgili çalışmalara katılmak.