Dollop türkçesi Dollop nedir

Dollop ingilizcede ne demek, Dollop nerede nasıl kullanılır?

Dollops : Topak. Azıcık. Yığın. Parça. Bir parça veya top (dondurma). Bir parça. İlaç.

Doll like : Bebek gibi.

Doll oneself up : Süslenip püslenmek. Giyinip kuşanmak.

Doll out : Süslemek. Giyinip süslenmek. Giydirmek.

Doll play test : Özellikle çocukların tutum ve eğilimlerini saptamak üzere, onlara çeşitli toplumsal kişilikleri simgeleyen bebekler vererek, belli yaşam durumlarını oyunluğa koyarcasına oynamalarını isteyen kestirimci ve uzancalı gözlem yordamı, bk. uzancalı yordam. Bebek oyunlu ölçer.

China doll : İyi kalite seramikten yapılan çok kırılgan oyuncak bebek. Porselenden yapılan oyuncak bebek.

Kachina doll : Atalarının ruhunu temsil eden kızılderili hopi kabilesi tarafından kullanılan kukla.

Annie doll : Annie bebek. İnsanla suni teneffüsün tarif edilmesinde kullanılan bebek.

Rag doll : Paçavradan yapılmış bebek. Bez bebek.

I would like a doll : Oyuncak bebek rica ediyorum.

İngilizce Dollop Türkçe anlamı, Dollop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dollop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Avulsion : Sel basması sonucu arazinin bölünmesi. Kopma. Koparma. Avülsiyon. Kökünden sökülme. Sökme. Kopmuş doku (tıp veya medikal terimi).

 

Budget : Bütçelendirmek. Bütçe. Devlet ve öteki kamu kişileri ile tüm kurum ve toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden saptayan, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar. devletin, ilin ya da bir kuruluşun, bir aile ya da kişinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini çeşit ve ayrıntılarıyle gösteren çizelge, belirli bir dönem için önceden oranlanan gelir ve gider çizelgesi. Geçinge. Bütçede yer alan para miktarı. Bütçeye koymak. Bütçeye uygun. Mali program. Gelecek bir dönemde elde edilmesi planlanan ve yapılması öngörülen harcamaları gösteren tablo.

Drugging : İlaç vermek. İçkisine ilaç katmak. Uyuşturmak. İlaçla uyuşturmak. Ecza. İlaçla uyutmak. Uyuşturucu. Uyuşturucu ilaç katmak (yiyeceğe veya içeceğe). Uyuşturucu vermek.

A modicum of : Pek az. Bir nebze. Zerre kadar. Az bir miktar.

Budgets : Stok. Bütçe. Mali program.

Clues : İşaret. İz. İpucu. Yumak. Şipka. İpuçları. Hamak ipi. Anahtar.

Agglomerations : Yığışma. Yığışım. Toplama. Halter. Bağlantı noktası. Küme. Yığılma. Yığma. Bir araya toplama.

Antidotes : Panzehir. Deva. Antidot. Çare.

Drib : Damlamak. Damla. Çok küçük miktar. Damlacık.

Dollop synonyms : small indefinite amount, small indefinite quantity, medicaments, bank, article, dosed, clue, bolus, cake, cluing, cob, a little, clew, cakes, driblet, aggregations, any, dosage, for a little, batches, a shade, bit, avulsions, curatives, broken pieces, doses, medicine, a bit, aggregation, bar, a bit of a, medications, attachment.