Doter türkçesi Doter nedir

  • Aşırı düşkün.
  • Bunak.
  • Bunamış kimse.
  • Aşırı seven.
  • Delicesine seven.

Doter ingilizcede ne demek, Doter nerede nasıl kullanılır?

Doters : Bunak. Aşırı düşkün. Delicesine seven. Bunamış kimse. Aşırı seven.

Dote on : Üstüne titremek. Çok sevmek. Tutkun olmak. Deli divane olmak. Düşkün olmak. Gözü gibi bakmak. Delicesine sevmek. Üzerine düşmek. Bunamak. Çok düşkün olmak.

Dote upon : Düşkün olmak. Deli divane olmak. Aşırı sevmek. Tutkun olmak. Gözü gibi bakmak. Üzerine titremek. Delicesine sevmek.

Dote : Çeyiz. Salak. Düşkün olmak. Tutkun olmak. Delicesine sevmek. Üzerine titremek. Çok sevmek. Aşırı sevmek. Bunak. Bunamak.

Doted : Benekli. Üzerine titremek. Çürüklü. Bunamak. Delicesine sevmek. Tutkun olmak.

Antidotes : Deva. Çare. Antidot. İlaç. Panzehir.

Anecdotes : Anektodlar. Kısa hikaye. Fıkra. Anekdotlar. Hikaye. Anekdot.

Acraspedote : Akraspedot. Sestodlarda halkaların arka kısmının, kendisini takip eden halkanın ön kısmını aşmaması.

Anecdote : Eğitimsel ve öğretimsel amaçlarla, ilginç tarihsel kişi, olay ve çağlardan söz eden küçük öykü türü. bk. öykünce, örnek, öykü, gerçekçi masal, saga. Kısa öykü. Kısa bir öykü ya da anlatı. Öykücük. Anekdot. Kıssa. Hikaye. Fıkra. Menkıbe. Kısa hikaye.

 

Antidote : Çare. Deva. Herhangi bir zehir veya ilacın zararlı etkisini engelleyen veya ortadan kaldıran madde, panzehir. Panzehir. Bir zehrin etkisini ortadan kaldıran veya nötralleştiren madde, antidot. Antidot. Karşıtağı. İlaç.

İngilizce Doter Türkçe anlamı, Doter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impotents : Aciz. İktidarsız. Güçsüz. Puluç. Etkisizlik. İktidarsız (erkek). Etkisiz. Kudretsiz. Yetersiz.

Citizen : Hemşehri. Hemşeri. Vatandaş. Bir devletin bağımı altında bulunan kimse. Tebaa. Uyruklu. Sakin. Uyruk. Yurttaş.

Floating voter : Oy potansiyeli yüksek seçmen grubu. Kararsız seçmen. Yüzer gezer oy. Kararsız seçmenler.

Fanatics : Softa. Hasta. Fanatik. Aşırı. Mutaassıp. Sofu. Müfrit. Aşırı meraklı. Fanatik kimse.

Gerry : Yaşlı. Yaşlı kimse. New york eyaletinde yerleşim yeri. (avustralya argosu) yaşlı insan. İhtiyar kişi.

Doited : Mantıksız ve çocuksu (özellikle de ilerlemiş yaştan dolayı). Bunamış. Mantıksız. Çocukça.

Demented : Karasevdalı. Gayri mümeyyiz. Kaçık. Deli. Çıldırmış. Çılgın.

Reject : Bir kenara atılan yararsız şey. Geri çevirmek. Iskartaya çıkarmak. Kusmak. Iskarta. Bir tarafa atmak. İstememek. Reddetmek. Çıkarmak.

Dotard : Bunamış. Moruk.

Constituent : Öğe. Kurucu unsur. Bileşen. Oluşturan. Oluşturan parçalardan her biri. Temsilci atayan kimse. Kurucu öğe. Bir örüntü içinde örgütlenmiş alt öğe. Unsur. Kurucu.

Doter synonyms : crossover voter, swing voter, dote, gaga, fond, doddering, anile, fanatic, crossover, floater, fanatical, elector, as keen as mustard, electorate, impotent, disapprove, overfond, dotards, dotes, doddery, doters, geezer, discourage.

 

Doter zıt anlamlı kelimeler, Doter kelime anlamı

Noncitizen : Vatandaş olmayan kimse. Vatandaşlık almamış kişi. Yurttaş olmayan kimse. Yabancı ülkeden kişi. Kaçak yabancı.

Approve : Onaylamak. Beğenmek. Tasvip etmek. Razı olmak. Uygun görmek. Doğru bulmak. Olumlu bulmak. Kabul etmek. Onamak.

Doter ingilizce tanımı, definition of Doter

Doter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A dotard. One who dotes. A man whose understanding is enfeebled by age.