Dragons türkçesi Dragons nedir

  • Gözleri çakmak çakmak olmuş kimse.
  • Hiddetli kimse.
  • Dragon.
  • [#ejder Ejderha].
  • Sinirinden kuduran kimse.

Dragons ile ilgili cümleler

English: Are dragons real?
Turkish: Ejderhalar gerçek mi?

English: The Giants play the Dragons tomorrow.
Turkish: Yarın Devler ve Ejderhalar oynuyor.

English: The dragons are born in the fire.
Turkish: Ejderhalar ateşte doğarlar.

English: There are dragons here.
Turkish: Burada ejderhalar var.

English: Where are my dragons?
Turkish: Ejderhalarım nerede?

Dragons ingilizcede ne demek, Dragons nerede nasıl kullanılır?

Snapdragons : Aslanağzı. Noelde oynanan bir oyun.

Dragon arum : Yılanyastığı. Yaprakları ok biçiminde ve sebze olarak kullanılan, yumrulu, ülkemizde 11 tür ile temsil edilen, çok yıllık, otsu bitkiler. yılanbıçağı, danaayağı, yılanpancarı.

Dragon beam : Çıkma kiriş.

Dragon fly : Uzun ince kanatları ve çubuk gibi bir gövdesi olan bir böcek. Kızböceği.

Fire dragon : Ateş püskürten ejder.

Snapdragon : Aslanağzı. Noelde oynanan bir oyun.

Dragonflies : Yusufcuk böceği. Yusufçuk. Helikopter böceği. Kız böcekleri. Seyreklik. Eklem bacaklı hayvanlardan, gerçek eklem bacaklılar (euarthropoda) alt dalının, böcekler (ınsecta) sınıfının, kanatlılar (pterygota) alt sınıfından, uzun vücutlu, büyük, ağız parçaları çiğneyici tipte, kanatları eşit büyüklükte olan türleri içine alan bir takım. Kız böceği. Kızböceği. Büyük kızböceği.

 

Dragonfly : Kız böceği. Yusufcuk böceği. Büyük kızböceği. Kızböceği. Kızböcekleri takımının, sulak yerlerde yaşayan, iri başlı, ince uzun karınlı, etçil ve çok yırtıcı örnek türü; yusufçuk, iğnecik. Seyreklik. Helikopter böceği. Yusufçuk.

Sea dragon : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, deniziğnesigiller (sygnathidae) familyasından, 30-35 cm kadar uzunlukta, vücudundan uzantılar çıkan, avustralya denizlerinde yaşayan bir tür. büyük yosun balığı. Yırtmaçlı balık.

Dragoman : Osmanlı döneminde mütercim tercümana verilen isim. Çevirmen. Tercüman. Rehber.

İngilizce Dragons Türkçe anlamı, Dragons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dragons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chimeras : Başı aslan. Şimer. Hayal ürünü korkunç yaratık. Canavar. Kimera. Ateş püskürten canavar. Kuruntu. Tüm başlılar sınıfından hayvan. Vehim.

Draco : Ejderha (takımyıldızı). Drakon. Ejderha takım yıldızı.

Chimaeras : Bedeni keçi ve kuyruğu yılandan ateş soluyan dişi mitolojik canavar. Canavar. Balıklar (pisces) sınıfının, keski solungaçlılar (elasmobranchii) alt sınıfından, iskeletleri kıkırdaktan oluşmuş, solungaç yarıkları bir deri kıvrımı ile örtülmüş bir takım ya da yeni sınıflandırmalara göre bir sınıf. Tüm başlılar. Kimera. Şimer. Vehim. Hayal ürünü korkunç yaratık.

Firedrake : Efsanevi ateş soluyan ejderha (alman folkloru).

Chimaera : Kimera. Kuruntu. Bedeni keçi ve kuyruğu yılandan ateş soluyan dişi mitolojik canavar. Hayal ürünü korkunç yaratık. Canavar. Ateş püskürten canavar. Vehim. Şimer. Tüm başlılar sınıfından hayvan.

 

Dragoons : İşkence yapmak. Asker. Zulmetmek. Ağır süvari. Eziyet etmek. Asker vasıtasıyla halka zulmetmek. Zorla yaptırmak. Süvari eri.

Wivern : Ejder. Dikenli kuyruğu olan iki ayaklı ejderha. Ejder (mitoloji terimi).

Dragooned : Asker. Zorla yaptırmak. Eziyet etmek. Süvari eri. İşkence yapmak. Asker vasıtasıyla halka zulmetmek. Zulmetmek. Ağır süvari.

Wyverns : Ejder (mitoloji terimi). Ejder.

Dragoon : Eskiden kimi batı ülkeleri ordularında atlı ya da yaya olarak savaşan asker sınıfı. Zorla yaptırmak. Ağır süvari. Zulmetmek. Süvari eri. İşkence yapmak. Eziyet etmek. Halka işkence etmek.

Dragons synonyms : mythical monster, flying dragon, agamid lizard, mythical creature, genus draco, flying lizard, agamid, wiverns, dragon, dragooning, wyvern, chimera.

Dragons zıt anlamlı kelimeler, Dragons kelime anlamı

Dragons antonyms : soft finned fish.