Drear türkçesi Drear nedir

Drear ile ilgili cümleler

English: A dreary landscape spread out for miles in all directions.
Turkish: Kasvetli bir manzara, her yöne millerce yayıldı.

English: It's a dreary place.
Turkish: O kasvetli bir yerdir.

Drear ingilizcede ne demek, Drear nerede nasıl kullanılır?

Drearier : Daha kederli. İç karartıcı. Ümitsiz. Ahmak. Budala. Kasvetli. Hüzünlü. Sıkıntılı. Kederli.

Dreariest : İç karartıcı. Sıkıntılı. Ümitsiz. Ahmak. En kederli olanı. Kederli. Hüzünlü. Kasvetli. Budala.

Drearily : Ahmakça. Hüzünlü bir şekilde. Üzgünce. Kasvetli bir şekilde. Ümitsizce. Üzüntülü bir şekilde. Sıkıcı bir şekilde.

Dreariness : Keder. Belirsizlik. Hüzün. Kasvet. Melankoli.

Drearing : Kederli. Ümitsiz. Kasvetli.

Dreadfulness : Korkunçluk.

Dreadful : Ürkütücü. Tüyler ürpertici. Kötü. Dehşetli. Korkutucu. Dehşet verici. Heybetli. Korkunç. Berbat. Rezil.

Dreaded : Çekinmek. Korkuyla beklemek. Ürkmek. Haşmetli. Ödü kopmak. Korkunç. Heybetli. Korkmak.

Dread : Korku ve endişe duymak. Nefret etmek. Ödü kopmak. Çok korkmak. Korkuyla beklemek. Dehşet. Ürkmek. Korku nedeni. Korkulan şey. Korkmak.

Dreading : Korkuyla beklemek. Nefret etmek. Korkmak. Korku ve endişe duymak. Korkulan şey. Ödü kopmak. Çekinmek. Yılmak. Ürkmek. Çok korkmak.

 

İngilizce Drear Türkçe anlamı, Drear eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beyond hope : Umutsuz.

Cut and dried : Sıradan. Bayat. Hazır. Önceden planlanmış. Eski. Yavan. Sıkıcı.

Bleak : Rüzgarlı. Umutsuz. Rüzgara maruz. Sevimsiz. Çıplak. Sazangiller familyasından, şerit arakonakçısı bir balık türü; akbalık. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, asya'da tatlı sularda yaşayan bir tür. Akkefal. Tatlı su sardalyesi.

Gloomier : Loş. Kara. Umutsuz. Sıkıcı. Kasavetli. Hüzün verici. Kuruntulu. Karanlık.

Chapfallen : Mahzun.

Despondent : Ümitsizliğe kapılmış. Umutsuz. Meyus. Morali bozuk. Umutsuzluğa kapılmış.

Distressed : Üzüntülü. Talihsiz. Endişeli. Sıkıntılı. Yıpranmış. Kahırlı. Üzgün. Tükenmiş. Fakir.

Crestfallen : Mutsuz. Başı önüne eğilmiş. Düş kırıklığına uğramış. Mahzun. Kırgın. Meyus. Yılgın. Üzgün. Süngüsü düşük.

Gone : Geçmiş. Heyecanlı. Aşık. Mahvolmuş. Bozulmuş. Kendinden geçmiş. Geçkin. Ölmüş. Bozuk. Kayıp.

Drearier : Daha kederli. Budala. Sıkıntılı. Ahmak. Hüzünlü.

Drear synonyms : aggrieved, dispiriting, disheartening, discouraging, depressed, atrabilious, bleaker, depressing, burdensomely, dismals, anguished, deflated, bleaks, grim, chopfallen, dejected, dampy, drearing, doleful, bleakest, forlorn, disconsolate, sorry, cimmerian, black, gloomy, dismal, despairing, darksome, blue, uncheerful, adust, dingy.

Drear zıt anlamlı kelimeler, Drear kelime anlamı

Cheerful : Neşelendirici. Keyifli. İçten gelen. Güleç. İstekli. Hoş. Güler yüzlü. Şen. Mutluluk veren. Neşeli.

Drear ingilizce tanımı, definition of Drear

Drear kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Gloomy with solitude. Sadness. Dismal. Dismalness.