Dried türkçesi Dried nedir

  • Kurutma.
  • Kurutulmuş.
  • Kurumuş.
  • Gıda maddesinin içerdiği suyun, kontrollü koşullarda buharlaştırılması işlemi.
  • Kuru.

Dried ile ilgili cümleler

English: Ali dried himself with a towel.
Turkish: Ali bir havluyla kurulandı.

English: Ali dried his hands with a small towel.
Turkish: Ali küçük bir havluyla ellerini kuruladı.

English: Ali dried the dishes.
Turkish: Ali bulaşıkları kuruladı.

English: Ali dried his eyes.
Turkish: Ali gözlerini kuruladı.

English: Ali dried his face with a towel.
Turkish: Ali havluyla yüzünü kuruladı.

Dried ingilizcede ne demek, Dried nerede nasıl kullanılır?

Dried apricot : Kuru kayısılar. Kurutulmuş kayısılar. Kurumuş kayısılar. Tüm suyu alınmış kayısılar.

Dried apricots : Kuru kayısılar. Kurumuş kayısılar. Kuru kayısı. Kurutulmuş kayısılar. Tüm suyu alınmış kayısılar.

Dried bakery products : Tüketilmeyen materyalden mekanik olarak ayrılıp yapay olarak kurutulan ekmek, çörek, pasta, kraker, un ve hamur karışımı, fırıncılık ürünleri. Kurutulmuş fırıncılık ürünleri.

Dried barley malt roots : Kurutulmuş arpa malt kökçükleri. Malt çili. Kurutulmuş buğday malt kökçükleri.

Dried beet molasses : Melas ile melaslı kuru pancar posasının ve/veya ürenin uygun bir biçimde kurutulmuş karışımı. Kurutulmuş pancar melası.

 

Dried food waste : Temel gıda işleme kaynaklarından veya gıda işlenen kuruluşlardan alınan hayvansal ve sebze gibi bitkisel ürünlerin hepsi veya herhangi biri. Kurutulmuş gıda artığı.

Dried fruit : Kuru yemiş. Kuru meyve. Kak. Kurutulmuş meyve. Meyve kurusu.

Dried corn syrup : Dekstroz eş değeri 20 veya daha fazla olan nişastadan elde edilen ve besleyici sakkaritlerin saflaştırılıp yoğunlaştırılmış sulu bir çözeltisi olan mısır şurubunun kurutulmasıyla elde edilen bir ürün. Kurutulmuş mısır şurubu.

Dried citrus pulp : Turunçgil familyası meyvelerinin kabuklarının, iç kısımlarının, kalıntılarının ve bazen ıskarta meyvelerin doğranıp kurutulmasıyla elde edilen çeşidi veya cinsine göre adlandırılan yan ürün. Kurutulmuş turunçgil posası.

Dried cod : Çiroz. Kurutulmuş morina.

İngilizce Dried Türkçe anlamı, Dried eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dried ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dryer : Kurutucu. Kurutucu (madde). Kurutucu madde. Ürün kurutma makinesi. Kurutma makinesi. Nemi, ısı ya da hava akımıyla uzaklaştırıp içine konulan özdekleri kurutan aygıt. boya ve parlatıcıların çabuk kurumalarını sağlamak amacıyla içlerine katılan yükseltgen özdek. Kurutma silindiri. Daha kuru.

Exsiccation : Kuruma. Susuzluk. Sıcaklıktan dolayı kuruma. Su kaybı. Kuruluk. Süzülme yolu ile nem kaybolması. Kuruma fiili. Kuraklık. Süzülme yolu ile kuruma.

Seared : Katılaşmış.

Dehumidification : Nemini alma.

Corkier : Mantarımsı. Hafif. Mantar. Şarapta mantar tadının hakim olması. Mantar gibi. Mantara benzeyen. Canlı. Hayat dolu. Mantar tıpayı andıran.

 

Wizened : Pörsümüş. Buruşuk. Kart. Kırışmış. Buruşmuş. Kavruk. Kartlaşmış. Pörsük.

Fatigued : Zayıf düşmüş. Yorulmuş. Yorgun. Bitkin düşmüş. Tükenmiş. Bıkkın.

Preserved : Konserve yapmak. Korunan. Korunmuş. Muhafaza etmek. Masun. Korumak.

Withered : Solmuş. Kalmamış. Pörsük. Bozulmuş.

Ustulation : Yakma. Kavurma. Kararma. Yanma. Isıtarak ayrıştırma.

Dried synonyms : wizens, reclamation drainage, kilning, torrefaction, corky, corkiest, dusty, gaunt, kippered, exiccation, withering, wizen, drouthy, dewatering, desiccation, drys, arid, dried up, seasoned, dries, desiccations, gaunter, weazen, drying, hungrier, dry, desiccated, dehydrated, gauntest, casehardened, weazened, sear, drying up.

Dried zıt anlamlı kelimeler, Dried kelime anlamı

Wet : Martavalcı. Islamak. İçki yasağı karşıtı. Islaklık. İçki. Rutubet. Nem. -e işemek. Kurumamış boya. İsteksiz kimse.

Fresh : Canlı. Serin. Yüzsüz. Körpelik. Acemi. Serinlik. Zinde. Arsız. Küstah. Körpe.