Drugstore türkçesi Drugstore nedir

  • Eczane.
  • İlaç satılan süpermarket.

Drugstore ile ilgili cümleler

English: There used to be a drugstore on that corner.
Turkish: O köşede bir eczane vardı.

English: The drugstore is at the end of this road.
Turkish: Eczane yolun sonunda.

English: Is there a drugstore nearby?
Turkish: Yakında bir eczane var mı?

English: I need to go to the drugstore to buy some medicine for Tom.
Turkish: Tom'a bazı ilaçlar satın almak için eczaneye gitmem gerekiyor.

English: Ali went to the drugstore to buy some cough syrup.
Turkish: Ali öksürük şurubu almak için eczaneye gitti.

Drugstore ingilizcede ne demek, Drugstore nerede nasıl kullanılır?

What time does the drugstore close : Eczane saat kaçta kapanıyor.

What time does the drugstore open : Eczane saat kaçta açılıyor.

Where is the nearest drugstore : En yakın eczane nerede.

Drugstores : İlaç satılan süpermarket. Eczane.

Drugster : Hapçı. Uyuşturucu bağımlısı.

Addictive drugs : Bağımlılık yapan madde. Bağımlılık yapan maddeler. Alışkanlık yapan uyuşturucular. Bağımlılık yapan ilaç. Alışkanlık yapıcı madde.

Fertility drugs : Kısır kadınlara yumurtalıklarından yumurta bırakmalarını indüklemek için verilen ilaç. Kısırlık ilacı. Doğurganlık indükleyen ilaç.

Addiction to drugs : Alışkanlık haline gelen ilaç kullanımı. Madde bağımlılığı. Zorunlu uyuşturucu kullanımı.

 

Hallucinogenic drugs : Halüsinojenik ilaçlar. Kullananın halüsinasyonlar görmesine neden olan ilaçlar.

Humidifier drugs : Nemlendirici ilaçlar. Yumuşatıcı laksatifler grubundan anyonik deterjan niteliğinde olan ilaçlar.

İngilizce Drugstore Türkçe anlamı, Drugstore eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drugstore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pharmacy : Farmasi. Eczacılık.

Pharmacies : Eczacılık. Eczaneler.

Shop : Dükkan. Araştırmak. Gammazlamak. İşyeri. Araştırma yapmak. Kurum. Alışveriş yapmak. Alışveriş etmek. Alışverişe çıkmak.

Store : Depo etmek. Ambar. Akılda tutmak. Biriktirmek. Depo. Mağaza. Yüklemek. Kumanya. İşletmelerde malların alımı, birikimi, korunması, dağıtımı için kullanılan ve bunları dış etkilerden koruyan kapalı yer. Saklamak.

Pharmacopoeia : Kodeks. İlaçlar kitabı. Farmalist. Farmakope.

Drugstore synonyms : chemist's, chemist's shop, apothecary's shop, drugstores.