Duckie türkçesi Duckie nedir

Duckie ingilizcede ne demek, Duckie nerede nasıl kullanılır?

Duckier : Güzel. Zarif. Daha zarif. Sevgil.

Duckies : Sevgili. Aziz.

Duckiest : Sevgil. Güzel. Zarif. En zarif olanı.

Ducking : Suya batma. Sunucunun mikrofon başında program sunarken söylediklerinin anlaşılması için arka planda üretilen sesi belli bir oranda kısması. Islanma. Program sunucusunun mikrofon başında program sunarken söylediklerinin anlaşılması için arka planda üretilen sesi belli bir oranda kısması.

Duckings : Islanma. Program sunucusunun mikrofon başında program sunarken söylediklerinin anlaşılması için arka planda üretilen sesi belli bir oranda kısması. Suya batma. Sunucunun mikrofon başında program sunarken söylediklerinin anlaşılması için arka planda üretilen sesi belli bir oranda kısması.

Give somebody a ducking : Suya batırarak ıslatmak.

Duck bill : Dakbil. Ördekgagası. Gagası ördeğin gagasına benzeyen bir avustralya memelisi. Ördek gagası.

Duck hepatitis : Ördek hepatitisi. Genç ördek palazlarında, bir enterovirüs tarafından oluşturulan, karaciğerde nekroz, yangı ve kanamayla belirgin ve kısa sürede ölüme neden olan viral hastalık.

Duck hawk : Güvercin doğanı. Gök doğan. Gezginci doğan. Gökdoğan. Bayağı doğan.

Duck plague : Ördek virüs enteritisi. Ördek vebası.

 

İngilizce Duckie Türkçe anlamı, Duckie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Duckie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Damosels : Evlenmemiş genç kız. Küçük hanım. Genç kadın. Asil genç kız. Asil genç kadın.

Beau : Kavalye. Züppe erkek. Aşık.

Boyfriends : Sap. Flört. Erkek arkadaş.

Broadbill : Kürüyücü. Parlak renkli tüylere ve kısa geniş bir gagaya sahip tropikal afrika ve asya'ya özgü bir kuş. Kuzey yarımküreye özgü uzun geniş gagalı tatlı su ördeği.

Mandarin duck : Çin ördeği. Ana vatanı, çin, kore, japonya ve doğu sibirya olan, göl ve nehir kıyılarındaki sazlıklarda yaşayan, bakımı kolay ve dayanıklı olan, çiftler halinde beslenen, uçma yetenekleri oldukça iyi olan ördek ırkı. Çinördeği. Mandarin ördeği.

Cuddliest : İnsanın sarılası gelen. Kucaklanası. Sevimli. Yumuşacık.

Cuddly : Yumuşacık. Kucaklanası. Sevimli. İnsanın sarılası gelen.

Whistler : Islıkçı. Solunum sorunları olan at. Islık sesi çıkaran çeşitli kuşlardan herhangi biri. Islık çalan. Islık şeklinde bağırtısı olan kuzey amerika dağ sıçanı. Elektromanyetik rahatsızlık verilerek çıkarılan ses (fizik). Islık çalan kimse veya şey.

Duckling : Palaz. Yavru ördek. Ördek civcivi. Ördek yavrusu.

Concubines : Nikahsız eş. Odalık. Cariye. Metres. Kapatma.

Duckie synonyms : wood widgeon, ruddy duck, muscovy duck, aythya valisineria, bluebill, pintail, pin tailed duck, anas platyrhynchos, family anatidae, black duck, canvasback, cairina moschata, anas clypeata, anas penelope, anseriform bird, bucephela albeola, aythya americana, oxyura jamaicensis, sea duck, anas rubripes, summer duck, aix sponsa, aix galericulata, bucephela clangula, dabbling duck, anas acuta, aythya ferina, musk duck, quack quack, shoveller, bufflehead, redhead, scaup.

 

Duckie zıt anlamlı kelimeler, Duckie kelime anlamı

Stand still : Kıpırdamamak. Kımıldamamak. Hareketsiz durmak. Hareketsiz kalmak. Hareket etmemek. Kımıldamadan durmak.

Diving duck : Dalgıç ördek. Ördek türü.

Duckie antonyms : dabbling duck.