Ducktail türkçesi Ducktail nedir

  • Bir saç stili.
  • Önler sivri boynun bittiği ense bölgesinin ise kıvır kıvır yapıldığı 50'lerde moda olmuş ördek götünü andıran bir saç kesimi.
  • Bir saç stili (1950'lerde popülerdi).
  • Ördek kuyruğu.

Ducktail ingilizcede ne demek, Ducktail nerede nasıl kullanılır?

Ducktails : Ördek kuyruğu. Bir saç stili (1950'lerde popülerdi). Önler sivri boynun bittiği ense bölgesinin ise kıvır kıvır yapıldığı 50'lerde moda olmuş ördek götünü andıran bir saç kesimi. Bir saç stili.

Duck bill : Ördekgagası. Dakbil. Gagası ördeğin gagasına benzeyen bir avustralya memelisi. Ördek gagası.

Duck board : Suya basmamak için döşenmiş tahta.

Duck down : (öne doğru) hızla eğilmek.

Duck hawk : Güvercin doğanı. Gökdoğan. Gök doğan. Bayağı doğan. Gezginci doğan.

Duck septicemia : Ördek septisemisi. Riemerella anatipestifer enfeksiyonu.

Duck under : (bir şeyin)altına gizlenmek veya tünemek.

Duck out : Kaytarmak. Ortadan kaybolmak. Vazifeyi atlatmak. Toz olmak. (sorumluluktan vb) kaçınmak. Arazi olmak. İstenmeyen bir görevden kaçınmak.

Duck soup : Kolay iş. Çok kolay. Yapması çok kolay şey. Çocuk oyuncağı. (argo) çok kolay iş. Çok kolay iş.

Duck hepatitis : Ördek hepatitisi. Genç ördek palazlarında, bir enterovirüs tarafından oluşturulan, karaciğerde nekroz, yangı ve kanamayla belirgin ve kısa sürede ölüme neden olan viral hastalık.

 

İngilizce Ducktail Türkçe anlamı, Ducktail eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ducktail ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Manhattan : Montana eyaletinde yerleşim yeri. Kansas eyaletinde şehir. Viski ve vermutlu kokteyl. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.

Gimlet : Delik açma aleti. Cin ile yapılan bir kokteyl. Sondaj matkabı. Toprak burgusu. Matkap. Burgu. Küçük burgu. Delgi. El matkabı.

Sour : Bozmak. Bozulmak. Kesilmek. Surat asmak. Zehir olmak. Ekşimek. Zehir etmek. Somurtmak. Huysuzlaşmak. Mayhoş.

Daiquiri : Rom ve limonlu kokteyl. Tatlı alkollü içki. Votka ve limonlu koktely. Rom ve misket limonu suyundan yapılan bir içki. Rom ve limonlu koktely. Kokteyl. Votka ve limonlu kokteyl.

Screwdriver : Portakal suyu ve votkayla yapılan kokteyl. Vidaları döndürmekte kullanılan ucu yassı ve düz olan araç. Düz tornavida. Tornavida.

Stinger : Sokan hayvan. Akrep iğnesi. Isırgan otu. Diken. İğne (akrep vb.). İncitici davranış. Kırıcı söz. Isıtıcı. Uçaksavar roketatar. Arı iğnesi.

Appetizer : Meze. İştah açıcılar. İştah açar. Atıştırmak için. Aperatif. İştah açıcı. İştah açıcı şey. Çerez. Aperitif. İştah açıcı yiyecek.

Martini : Martini.

Grasshopper : Çeşitli solucanların arakonakçısı ve tarım bitkilerinin başlıca zararlısı olarak suçlu birçok düzkanatlının ortak adı. Çekirge.

Starter : Ordövr. Yarışa girecek koşucuları çağıran, yer ve sıralarını belirterek durumlarının, yönetmeliklere uygun olup olmadığını inceledikten sonra, başlama imini veren yargıcı. Başlatan. Başlayan kimse. Yarışa katılan kimse. Başlatan kimse. Meze. Yarışta çıkışı veren kimse. Maya. Elektrotların ön ısınmasını ve sıra bağlanmış endüktans bobiniyle birlikte bir yüksek gerilim yaratarak boşalmalı lambanın ve özellikle flüorışıl lambanın yanmasını sağlayan aygıt.

 

Ducktail synonyms : gin and it, planter's punch, mixed drink, crab cocktail, rum cocktail, bullshot, harvey wallbanger, pink lady, sazerac, shrimp cocktail, white russian, appetiser, sidecar, margarita, old fashioned, bloody mary, fruit cocktail, duck tail, ducktails.